Bana yalın gerçeği söylemen gerekir. 🔊
I need you to tell me the unvarnished truth. 🔊
Çerçeve kumlanmak ve verniklenmek zorunda. 🔊
The frame has to be sanded and varnished. 🔊
Annem tırnak cilası kullanmama izin vermiyor. 🔊
Mum doesn't let me wear nail varnish. 🔊
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk. 🔊
We heard about the atmosphere as a thin layer of varnish. 🔊
Vernik üretiminde de sentetik reçinelerle birlikte kullanılır. 🔊
It is used along with synthetic resins in the production of varnishes. 🔊
Kitap raflarımı tekrar cilalamak zorunda kalacağım gibi görünüyor. 🔊
It looks like I'm going to have to varnish my bookshelves again. 🔊
Boya ve vernik endüstrisi en büyük kullanım alanını oluşturmaktadır. 🔊
The paint and varnish industry accounts for the largest usage. 🔊
Cin Ali kitapları 20 yıl boyunca İpek Matbaacılık tarafından basıldı. 🔊
The cigars come celloed in varnished boxes of 20. 🔊
Linoleik asit, yağlı boya ve verniklerde bulunan, çabuk kuruyan yağların bir bileşenidir. 🔊
Linoleic acid is a component of quick-drying oils, which are useful in oil paints and varnishes. 🔊