Ana içeriğe geç
Sözlük
/
upbeat

upbeat

2 hece
B2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"upbeat" kelimesinin Türkçesi: neşeli, iyimser., (müz.) vurgusuz tempo, (argo) canlı, vurgusuz tempolu. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelneşeli
Geneliyimser.
Genel(müz.) vurgusuz tempo
Genel(argo) canlı
Genelvurgusuz tempolu

Görsel

3D Animasyon Ördeği: Sulu Zeminde Neşeli ve Sevimli Civciv Karakteri3D Animasyon Arkadaşlar ve Sevimli Köpekleriyle Neşeli Cabrio Yolculuk3D Animasyon Domuz Yavrusu: Sevimli Karakter Tasarımı ve Neşeli Ifadesi3D animasyon çocuk karakterler ve kardan adamın neşeli kış temalı sahnesi

Tanım

an unaccented beat (especially the last beat of a measure)
pleasantly (even unrealistically) optimistic

Etimoloji

Etymology tree English up- English beat English upbeat From up- + beat.

Örnek Cümleler

[hareketli müzik]
[upbeat music] [cheers and applause]
Sence Tom neşeli mi?
Do you think Tom is upbeat?
O her zaman iyimserdir.
He's always upbeat.
Eun Byul, çok iyimsersin!
Eun Byul, you're quite a bright, upbeat person.
Gözde neşeli şarkınız nedir?
What's your favorite upbeat song?
Makedon lider Ivanov gelecekten umutlu
Macedonia's Ivanov upbeat on future
Nimetz isim müzakereleri konusunda iyimser
Nimetz upbeat on name talks
Karım cok neşeli, doğasında heyecanlı birisi.
She's a very upbeat, naturally excited person.
Bu rakamlara rağmen, yetkililer gelecekten umutlular.
Despite the numbers, officials are upbeat about the future.
IOC Atina'nın 2004 Olimpiyatları Hazırlığından Hoşnut
IOC Upbeat on Athens Preparations for 2004 Olympics
Bandırma'dan Eşme'ye oradan da Akçaköy'e gelmişlerdir.
They ranged from the upbeat to the loneliness of bereavement.
AB'ye katılım, bu iyimser bakış açısıyla değerlendirilebilir.
Joining the EU can be seen through the lens of this upbeat logic.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod