undertaking
/ˈʌndə(ɹ)ˌteɪkɪŋ/4 hece
C2 seviye
EN → TR
"undertaking" kelimesinin Türkçesi: garanti., girişme, taahhüt, teşebbüs, vaat. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelgaranti.
Genelgirişme
Geneltaahhüt
Genelteşebbüs
Genelvaat
Genelel atma
Genelüzerine alma
Genelgirişilen iş
Genelcenaze işi
Genelderuhde etme
Tanım
•the trade of a funeral director
Diğer Dillerde
AlmancaUnternehmen
Fransızcaentreprise
İspanyolcadestajo, emprendimiento, funeraria
İtalyancagaranzia
Rusçaбюро́ ритуа́льных услу́г, гара́нтия, зате́я, мероприя́тие, начина́ние, обяза́тельство
Yunancaγραφείο κηδειών
İsveççebegravningsbyrå, företag
Ukraynacaза́хід, підприє́мство, почина́ння
Macarcavállalkozás
Latincecoeptum, susceptus
Dancafirma, virksomhed
Norveççeforetak
Bulgarcaгаранция, дело, погребално бюро, поемане на задължение, предприятие
İrlandacagabháil
Belarusçaмерапрые́мства, пачына́нне, прадпрые́мства
Yidişאונטערנעמונג
Etimoloji
By surface analysis, undertake + -ing.
Eş & Zıt Anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Bu büyük bir girişim.
This is a huge undertaking.
Bu çok büyük bir girişim.
It's a massive undertaking.
Ne gibi faaliyetlerde bulunuyor?
What activities is it undertaking?
Sonunda büyük bir girişimi başardı.
He accomplished the great undertaking at last.
Onun taahhütü fon eksikliğinden başarısız oldu.
His undertaking failed for lack of funds.
Stratejik özelleştirme kolay bir girişim değil.
Strategic privatisation is not an easy undertaking.
DSB, anıtsal bir girişim olarak geniş çapta övüldü.
The DSB has been widely praised as a monumental undertaking.
Bu operasyona girişirken sivil sektörü de korkuttular.
In undertaking this operation they have also scared the civilian sector.
Şehirden ayrılır ve girişimleri yarım kalır, orada ölür.
He left the city and his undertakings half-finished and went home where he died.
Bu problemi düşündüğünüzde, ne kadar büyük bir yükümlülük.
So when you think about this problem, what an enormous undertaking.
Ekim 1977'de tüm muhaliflerin politik aktivitelerini yasakladı.
In 1976 he was prohibited from undertaking any political activity.
Fazladan işleme veya katma değeri olmayan etkinliği üstlenme 4.
Over processing or undertaking non-value added activity 4.