stead
/stɛd/1 hece
C2 seviye
EN → TR
"stead" kelimesinin Türkçesi: yer, başkasının yeri, ( eski) yararlı olmak. stand in good stead yararlı olmak, faydalı olmak, yardımı dokunmak. in his stead onun yerinde.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelyer
Genelbaşkasının yeri
Genel( eski) yararlı olmak. stand in good stead yararlı olmak
Genelfaydalı olmak
Genelyardımı dokunmak. in his stead onun yerinde.
Görsel




Tanım
•the post or function properly or customarily occupied or served by another
Atasözü & Deyim
“Yerdiğin oğlan yer tutar”
“Ağız yer, yüz utanır”
“Bakan yemez, kapan yer”
“Borç yiyen kesesinden yer”
“Gidilmeyen yer senin değildir”
Diğer Dillerde
Fransızcalieu
Rusçaбыть поле́зным, ме́сто, помога́ть, соде́йствовать, фе́рма
Portekizcelocal
Yunancaμέρος
İsveççestad
Rumenceajuta, loc, sprijini
Dancasted
Endonezcemembantu, mendukung, menolong
Moğolcaорон
Yidişשטאָט
Oksitancaarcalièch, cadalièch, lòc
Etimoloji
Clipping of steady.
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Sabit! "
Steady!"
Sabit tut.
Keeping it steady.
Dingin ol.
Be steady.
Muntazam Yokuş
A Steady Climb
Sabit onu alın.
Take it steady.
Bir de sabredin.
And be steadfast.
Yavaş, sarsmadan.
Steady.
9 September 2020.
Ready Steady Cut.
Sabit işiniz olsun.
Get a steady job.
Onu sabırlı bulduk.
Surely We found him a steadfast man.
O halde ey Resulüm!
(Muhammad), exercise patience as did the steadfast Messengers.
Suç sürekli artıyor.
Crime is increasing steadily.