stand out

EN → TR
"stand out" kelimesinin Türkçesi: fark edilmek, göze çarpmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelfark edilmek
Genelgöze çarpmak

Tanım

•be stubborn in resolution or resistance

Diğer Dillerde

İspanyolcadescollar, destacar, destacarse, hacer figura, hacer papel, papelear
Rusçaвы́делиться, выделя́ться
Portekizcedestacar-se, sobressair
Japonca目立つ
Lehçewyróżniać się
Finceerottua joukosta, nousta esiin, pistää silmään
Çekçevynikat
Rumenceieși în evidență
Macarcafeltűnik, kiemelkedik, kilátszik, kimagaslik, kitűnik, szembeötlik
Latinceēmineō
Galiçyacasobresaír
Esperantoelstari

Kelime Ailesi

stand out a mile
stand out like a sore thumb
stand out like dog's balls
stand-out
standout

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
excel
leap out

Örnek Cümleler

Güneşimden çekil.
Stand out of my sun.
Sivrilmemeye bak.
Try not to stand out.
Üç şey öne çıkıyor:
Three things stand out:
Göze batmamaya çalış.
Try not to stand out.
Gölge etme başka ihsan istemem.
Stand out of my sun.
Bu kadar direnmek zorunda mıydın?
Must you make yourself stand out so much?
Sen bu yüzden bu işte öne çıkıyorsun.
That's why you stand out in this business.
Kırmızı elbisesi onu dışarda durdurdu.
Her red dress made her stand out.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.
It takes guts to stand out like that.
Bitene dek biraz daha durabilir misiniz?
You have to go and stand out here a sec.
Politika hedeflerinin iki yönü dikkat çekiyor.
Two aspects of the policy targets stand out.
Öne çıkmalarını sağlayan şey kırmızı saplarıdır.
What makes them stand out is their red sheaths.