Tom çok dirençli.
Tom has a lot of stamina.
Tom'un dayanma gücü var.
Tom has stamina.
Tom'un kazanacak gücü yok.
Tom doesn't have the stamina to win.
Yoksun olduğun şey dayanma gücü.
What you lack is stamina.
Cesaretimiz ve dayanma gücümüz artar.
Our courage and our stamina will be strengthened.
Kan dolaşımını ve dayanıklılığı artırır
Improves blood circulation and stamina
Onun bir maraton koşmak için yeterli gücü vardı.
He had enough stamina to run a marathon.
Canlılık ve gücünüzü artırın, sadece bir içecekle!
Enhance your vitality and stamina in just one drink!
Her ikisi de mükemmel hız ve dayanıklılığa sahipti.
Both had excellent speed and stamina.
Eğer dayanma gücü çelik gibi değilse, bu iş yapılamaz.
If you don't have stamina of steel, you can't do this job either.
On bin tane cümle eklemek için dayanma gücüne çok ihtiyacın var.
You need a lot of stamina to add ten thousand sentences.
İstediğinizi yaparım, yeterki bana biraz daha verin sadece verin işte
I have the stamina, I'll do as many as you like Just give it to me