O benimle kıvrılıp yatar.
He snuggles with me.
Sadece sokulmak istiyorum.
I just want to snuggle.
Tom yatağında kıvrılıp yattı.
Tom snuggled down in his bed.
Tom koltuğa uzanmış TV izliyordu.
Tom was snuggled up in an armchair watching TV.
Tom yatakta yatmış kitap okuyordu.
Tom was snuggled up in bed reading a book.
Tom battaniyenin altına kıvrılıp yatmıştı.
Tom snuggled under the blankets.
Tom sarılıp yatmaya çalıştı ama Mary onu itti.
Tom attempted to snuggle, but Mary pushed him away.
Tom'un kedisi bacağına dayalı kıvrılıp yatmıştı.
Tom's cat snuggled against his leg.
Keşke sarılıp yatabileceğim birisine sahip olsam.
I wish I had someone I could snuggle with.
Mary Tom'a sokuldu ve kollarını onun boynuna attı.
Mary snuggled up to Tom and put her arms around his neck.
Köpek için verilen talimatların aynısını kullanın.
If they are specially loving snuggle cats, then that's all the better.
Onlar battaniyelerin altında sıkıca sarınıp yattılar.
They snuggled tightly beneath the blankets.