secluded

3 hece
C2 seviye
EN → TR
"secluded" kelimesinin Türkçesi: ayrılmış, kapalı, ırak, mahfuz, saklı. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelayrılmış
Genelkapalı
Genelırak
Genelmahfuz
Genelsaklı
Genelkorunmuş.
Genelıssız
Genelayrılmış
Genelbir kenara çekilmiş
Geneltecrit edilmiş
Genelgözlerden uzak
Genelinzivaya çekilmek
Genelgözden uzak

Görsel

Kakao tozuyla kaplanmış ikiye ayrılmış çikolata truffle makro çekimDilimi Ayrılmış Pepperoni Pizza: Koyu Zemin Üzerinde Leziz SunumSürreal Ormanın Derinliklerinde İkiye Ayrılmış Dev Armut ve Gizli MeyvelerGünbatımında İkiye Ayrılmış Yıkık Distopik Şehir Manzarası ve Uçan Enkazlar

Tanım

•providing privacy or seclusion

Diğer Dillerde

Fransızcaisolé, retiré
İspanyolcasecludido, secluido, secluso (desus.)
Felemenkçeafgezonderd
Portekizcerecluso
İsveççeavskild
Lehçeizolowany, oddzielony, odosobniony, ustronny
Fincesyrjäinen
Çekçeodloučený
Rumenceizolat, retras
Latincereductus, summōtus
Slovakçaodlúčený
Katalancaretirat
Galiçyacaaillado
Esperantoizola
Makedoncaза́тскриен

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Quiet... secluded...
Quiet... secluded...
Tom tenha bir yolda yürüdü.
Tom walked down a secluded path.
Daniel ıssız bir adaya gitti.
Daniel went to a secluded island.
Tom münzevi bir hayat sürüyor.
Tom lives a secluded life.
Sami çok kuytu bir yere gömüldü.
Sami was buried in a very secluded place.
Tom çok ıssız bir yerde yaşıyor.
Tom lives in a very secluded place.
Sami çok tenha bir yere gömülüydü.
Sami was buried in a very secluded place.
Sami çok tenha bir yere gömülmüştü.
Sami was buried in a very secluded place.
Sami, Leyla'yı tenha bir bölgede bıraktı.
Sami dropped Layla off in a secluded area.
Sami, Leyla'yı tenha bir mezarlığa çağırdı.
Sami called Layla to a secluded cemetery.
Onlar günü orada geçirdikleri tenha bir plaj buldu.
They found a secluded beach where they spent the day.
Tom bana tenha bir sahilde yaşamak istediğini söyledi.
Tom told me he wanted to live on a secluded beach.