Ana içeriğe geç
Platform Menüsü
Keşfet
Haberler
Pazar
Yaşam
Rehber
Sözlük
/
jealousy
Türkçe → İngilizce
İngilizce → Türkçe
Ara
Çeviri
Tanım
Aile
Diğer Diller
Eş/Zıt
Örnek
jealousy
🔊
▾
☆
/ˈdʒɛləsi/
3 hece
noun
B2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"jealousy" kelimesinin Türkçesi: kıskançlık, kıskançlık. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genel
kıskançlık
noun
🔊
Genel
kıskançlık
🔊
Tanım
•
zealous vigilance
Diğer Dillerde
Almanca
🔊
Eifersucht
, Missgunst
, Neid
Fransızca
🔊
convoitise
, envie
, jalousie
İspanyolca
🔊
achares
, celambre
, celera
, celo
, celos
, celosía
İtalyanca
🔊
gelosia
, invidia
Rusça
🔊
за́висть
, ре́вность
Arapça
🔊
حَسَد
, غَبْط
, غَيْرَة
Azerice
🔊
qısqanclıq
Kazakça
🔊
қызғаныш
Özbekçe
🔊
rashk
Felemenkçe
🔊
afgunst
, ijver
, ijverzucht
, jaloersheid
, jaloezie
, naijver
Portekizce
🔊
ciúme
, ciúmes
, inveja
Yunanca
🔊
ζήλια
Japonca
🔊
ジェラシー
, しっと
, ねたみ
, 妬み
, 嫉妬
, 焼きもち
Korece
🔊
부러움
, 질투
İsveççe
🔊
avund
, avundsjuka
, svartsjuka
Lehçe
🔊
zawiść
, zazdrość
Ukraynaca
🔊
за́здрість
, за́здрощі
, ре́вність
, ре́внощі
Hintçe
🔊
ईर्षा
, जलन
Fince
🔊
kateus
, mustasukkaisuus
Çekçe
🔊
žárlivost
, závist
Rumence
🔊
gelozie
, invidie
Macarca
🔊
féltékenykedés
, féltékenység
İbranice
🔊
קִנְאָה
Latince
🔊
zelus
Danca
🔊
jalousi
, misundelighed
, misundelse
Norveççe
🔊
misunnelse
, sjalusi
Vietnamca
🔊
ghen
, lòng ghen tị
Bulgarca
🔊
за́вист
, ре́вност
Etimoloji
From Middle English jalousie, from Old French jalousie, equivalent to jealous + -y. Doublet of jalousie. Related also to zeal, zealous. Displaced native Old English æfest and Old English nīþ.
Kelime Ailesi
interjealousy
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
jealousness
Zıt anlamlılar
compersion
Örnek Cümleler
Bu tabiatıdır.
🔊
It cannot be tainted intrinsically with hatred or jealousy because then, if it was always there --
🔊
- Saf kıskançlık.
🔊
- Pure jealousy.
🔊
-O, o, o kıskançlıktı.
🔊
It, it, it was jealousy.
🔊
Kıskançlık abidesiydi.
🔊
She was a bundle of jealousy.
🔊
Kıskançlığa kıyasla sevinç.
🔊
Rejoicing compared to jealousy.
🔊
O bir kıskançlık çıkınıydı.
🔊
She was a bundle of jealousy.
🔊
Kıskançlık olmadan aşk olmaz.
🔊
Love is never without jealousy.
🔊
Tom kıskançlıktan çatlıyordu.
🔊
Tom was overcome with jealousy.
🔊
Bunu ona kıskançlık yaptırdı.
🔊
Jealousy made him do that.
🔊
Cinayetin nedeni kıskançlıktı.
🔊
Jealousy was the motive for the murder.
🔊
Tom kıskançlık krizine girmişti.
🔊
Tom was overcome with jealousy.
🔊
Kıskançlıktan yanıp tutuşuyordu.
🔊
She burned with jealousy.
🔊
İlgili Sorular
Şu anki erkek arkadaşımın eski kız arkadaşına hâlâ kıskançlık duymam gerekir mi? Yardımcı olun lütfen.
Sürekli tartışma ihtiyacım ve kıskançlık gibi duygularım arkadaşlıklarımı mahvediyor; bu durumu nasıl düzeltebilirim?
Aşkın, açgözlülük ya da kıskançlık gibi olumsuz duygular üzerindeki etkisi nedir?
Mevcut partnerimin eski kız arkadaşına karşı hâlâ kıskançlık beslemeli miyim? Çok ihtiyacım var.
Neden en iyi arkadaşım sürekli beni kıskançlık içinde bırakıyor?
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod