harrow
/ˈhæɹəʊ/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"harrow" kelimesinin Türkçesi: tapan, hırpalamak, tırmık, kesek kırmak, tırmık çekmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneltapan
Genelhırpalamak
Geneltırmık
Genelkesek kırmak
Geneltırmık çekmek
Genelsinirlendirmek. harrowing üzücü
Genelasap bozucu .
Genelkesek kırma makinası
Geneleziyet etmek
Tanım
•a cultivator that pulverizes or smooths the soil
•draw a harrow over (land)
Diğer Dillerde
İtalyancaerpicare, erpice, frangizolle
Rusçaборона́, борони́ть, терза́ть, трево́жить
Arapçaجَرّافَة, كَاسِحَة, مِسْلَفَة
Farsçaکلوخشکن
Kazakçaмала, тырма
Özbekçesixmola
Yunancaβασανίζω, βωλοκόπος, βωλοκοπώ, σβάρνα, σβαρνίζω, τραυματίζω
Japoncaマグワ, まぐわをかける, 馬鍬
Korece써레
İsveççeharv, harva
Lehçebrona, bronować
Ukraynacaборонува́ти
Hintçeहेंगा, हैरो
Çekçebrány
Rumencegrapă
İbraniceמַשְׂדֵּדָה
Dancaharve
Vietnamcabừa
Etimoloji
From Middle English harwe, harow, from Old English *hearwa (perhaps ultimately cognate with harvest), or from Old Norse harfr/herfi; compare Danish harve (“harrow”), Dutch hark (“rake”). Akin to Latin carpere. According to the OED, the verb senses are partly derived from the noun sense, partly from a by-form of the verb harry, itself from Old English hergian.
Kelime Ailesi
disc harrow
harrow up
harrower
harrowing
harrowing of hell
power harrow
rest-harrow
restharrow
ridge harrow
road harrow
upharrow
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Atlar tırmığı çekiyor.
The horses are pulling the harrow.
O üzücü bir deneyimdi.
It was a harrowing experience.
Cooper, Anglo-Saxon soyadıdır.
Harrower is an Anglo-Saxon surname.
Fletcher Harrow, Londra’da doğdu.
Fletcher was born in Harrow, London.
Mendekler pişince ateşten alınır.
Took spoils from Dis in the Harrowing of Hell.
Biraz siperlerde gezdim ve kovan topladım.
I’ve been in tight places and have seen harrowing things.
Sussex House School ve Harrow School'da eğitim gördü.
He was educated at Sussex House School and Harrow School.
En çok Lost dizisindeki senaristliği ile tanınmaktadır.
She is most widely known for her book Under the Harrow.
Ters rüzgarlara yakalanan Dias, bölgede üzücü birkaç ay geçirdi.
Trapped by contrary winds, Dias spent several harrowing months in the area.
Şafakta bir FARC devriyesine rastladık ve çok fazla korkutucuydu.
And we ran into a FARC patrol at dawn, so it was quite harrowing.
Dernek, Harrowdene Yolu'nda üç katlı yarı müstakil bir ev satın aldı.
The committee purchased a three-storey semi-detached house on Harrowdene Road.
İlk adlı Glee Kulübü, 1787 yılında Londra'daki Harrow Okulu'nda kuruldu.
1787: First glee club founded in Harrow School.
İlgili Sorular
Santa'ya inanan ve ona tapan bir yetişkin akıl hastanesine yatırılırsa, Tanrı'ya tapanların da aynı şekilde delüzyon içinde olduğu söylenebilir mi?
Merhaba, metal müziği seven, Dimebag Darrell'i tapan ve Zakk Wylde'ı en iyi gitarist olarak gören birileri var mı? Eğer varsa, beni anlık mesajlaşma arkadaşlarınıza ekleyin.
Bir yetişkin Santa'ya tapıyor ve bu yüzden psikiyatrik tedaviye alınıyorsa, Tanrı'ya tapanlar da aynı delilik düzeyinde mi değerlendirilir?
Eğer bir yetişkin Santa'ya inanıp ona taptığını kabul ederse, akıl hastanesine konulması gerekir mi? Tanrı tapanlar da benzer bir yanılgı içinde mi?
Bir yetişkin Santa'ya inanıp ona taparsa, akıl hastanesine yatırılır mı? Tanrıya tapanlar da aynı şekilde yanılsama içinde mi?