gritty

/ˈɡɹɪti/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"gritty" kelimesinin Türkçesi: kumlu, cesur, cesaret, yiğitlik., içine kum taneleri karışmış olan. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkumlu
Genelcesur
Genelcesaret
Genelyiğitlik.
Geneliçine kum taneleri karışmış olan
Genelyiğit. grittiness kumlu oluş

Görsel

Motorsiklet enduro yarışı - kumlu pistKumlu vadide kayalar arasında yürüyüşdalga kıyısında kumlu çöl manzarasıJölebalığı sahilde kumlu deniz manzarası

Tanım

•willing to face danger

Diğer Dillerde

Almancamutig, sandig
İspanyolcaarenoso, descarnado, gravilloso, resoluto
İtalyancacoraggioso, spiritoso
Portekizcegranuloso
Bulgarcaиздръжлив, песъчлив, пясъчен, твърд

Etimoloji

Etymology tree English grit Proto-Indo-European *-kos Proto-Germanic *-gaz Proto-West Germanic *-g Old English -iġ Middle English -y English -y English gritty From grit + -y.

Kelime Ailesi

grittily
grittiness
nitty-gritty
ungritty

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Gözlerim kumlu gibi.
My eyes feel gritty.
Modası geçmiş,zor,cesaret isteyen,fiziksel bir numara.
That's an old-fashioned, hard, gritty, physical stunt.
Mayıs 2012'de cesur drama Driven'a imza attığı açıklandı .
In May 2012, it was announced that he had signed on to the gritty drama Driven.
Peter'ın çıplak ayaklarına bakın, Caravaggio biraz abartmış sanırım.
If you look at the bare feet of Peter, of Christ, there is something gritty about Caravaggio.
Sanırım bu ismi nereden buldukları aklınıza takıldı, bir grup için kötü bir isim zira.
Well you know their work was seen to be sotty and dusty and gritty and dark
Son derece "etten kemikten", gözle görünen ölçülebilir fiziksel farklardan bahsediyorum.
I'm talking about ground-base, nitty-gritty, measurable physical differences.
Stylus dergisinden David Drake, sözlerin "cesur bir gerçekçiliği" tanımladığı fikrindeydi.
David Drake from Stylus Magazine said the lyrics were characterized by "gritty realism".