grapevine

2 hece
C2 seviye
EN → TR
"grapevine" kelimesinin Türkçesi: asma, (A.B.D.) dedikodu yoluyla haber alma, kulaktan kulağa haber nakli. (I.) heard by way of the grapevine. Ağızdan duydum ., üzüm asması. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelasma
Genel(A.B.D.) dedikodu yoluyla haber alma
Genelkulaktan kulağa haber nakli. (I.) heard by way of the grapevine. Ağızdan duydum .
Genelüzüm asması

Görsel

Asma köprü Düsseldorf sokakları beton yapısıBağda uzanan asma sıraları - doğa fotoğrafıGolden Gate Köprüsü manzaralı asma köprü fotoğrafıBangkok asma köprüsü - su üstünde muhteşem manzara

Tanım

•any of numerous woody vines of genus Vitis bearing clusters of edible berries

Diğer Dillerde

Rusçaвиногра́д, виногра́дная лоза́, лоза́, сарафа́нное ра́дио
Arapçaجَفْنَة, دَالِيَة, كَرْمَة
Farsçaانگور, تاک, رز, مو, میوانه
Azericemeynə, tənək
Japonca葡萄の蔓
Korece넝쿨, 덩굴, 포도 덩굴
İsveççedjungeltelegrafen, vinranka
Macarcaazt csiripelik a verebek, szőlőtő, szőlőtőke
İbraniceגֶּפֶן
Latincevīnea, vītis
Dancavinstok
Norveççejungeltelegrafen, vindrue, vinranke
Vietnamcacây nho
Bulgarcaлоза
Litvancavynmedis, vynuogenojas
Estoncaviinapuu
Taycaพรายกระซิบ, สายสนกลใน, องุ่น

Etimoloji

From grape + vine.

Kelime Ailesi

European grapevine moth
grapevine effect
grapevine knot
grapevine moth
grapevine weevil
hear on the grapevine
hear something through the grapevine
Koori grapevine
Murri grapevine

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Haberi söylentilerden duydum.
I heard the news through the grapevine.
"Fısıtlı gazetelerinden" derdi.
And he said, "Oh, I heard it on the grapevine."
Grapevine lisesinden mezun oldu.
Post attended and graduated from Grapevine High School.
Birbirine benzeyeni var, benzemeyeni var.
And [We produce] gardens of grapevines and olives and pomegranates, similar yet varied.
Ertesi sabah grup bir asma bulur ve üzerindeki üzümleri yemeye başlar.
The next morning the group finds a grapevine and begin picking the grapes.
Aslinda, şu anda sahnede yanımdalar: Asma, manolya, gerçekten çarpıcılar.
Actually, I have them on stage with me: grapevines, magnolias -- truly stunning.
Hey Tom, dedikodu vasıtasıyla senin Susie ile çıktığını duydum. Tebrikler.
Hey Tom, I heard through the grapevine that you and Susie are going out. Way to go!
Ünlü bir Yunan atasözü, "Sadece asma kırılmakla kalmadı, eşek de yedi." der.
"Not only was the grapevine broken, but the donkey ate it," is a timeless Greek adage.
Antik dönemden edinen motifler arasında tavus kuşu, üzüm, ve "İyi Çoban" sayılabilir.
Among the motifs adopted were the peacock, grapevines, and the "Good Shepherd".
İspanyollar, yerlinin topraklarını ele geçirirken yanlarında üzüm asmaları getirdiler.
As the Spanish took over the native's land they brought grapevines with them.