fortunately

/ˈfɔːt͡ʃənɪtli/4 hece
adv
B2 seviye
EN → TR
"fortunately" kelimesinin Türkçesi: Allah'tan, çok şükür, neyse ki, iyi ki. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

GenelAllah'tanadv
Genelçok şüküradv
Genelneyse kiadv
Geneliyi kiadv

Tanım

•by good fortune

Atasözü & Deyim

“Atasını tanımayan Allah’ını tanımaz”

Diğer Dillerde

Rusçaк сча́стью, счастли́во, уда́чно, успе́шно
Arapçaلِحُسْن اَلْحَظّ
Azericexoşbəxtlikdən
Portekizcefelizmente
Yunancaγια καλή μου τύχη, ευτυχώς
Japonca幸運にも
Korece다행스럽게도, 운 좋게도
Ukraynacaвда́ло, на ща́стя, уда́тно, успі́шно, щасли́во
Çekçenaštěstí
Rumencedin fericire
Latincefeliciter
Dancaheldigvis
Endonezceuntungnya
Bulgarcaза щастие, сполучливо, щастливо
Slovakçanašťastie
Litvancalaimei
Letoncapar laimi

Etimoloji

Etymology tree English fortunate Middle English -ly English -ly English fortunately From fortunate + -ly.

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Neyseki, o ölmedi.
Fortunately, she didn't die.
Neyse ki bu olmadı.
Fortunately, that didn't happen.
Neyse ki ben yemem.
Fortunately, I'm not buying it.
Neyse ki, hava iyiydi.
Fortunately, the weather was good.
Ve bu savaşın diliydi.
And fortunately, I saved his life. And that was the language of the war.
Neyse ki kazada ölmedi.
Fortunately he didn't die in the accident.
Neyse ki, Dan yoldaydı.
Fortunately, Dan was on the way.
Neyse ki, Tom iyileşti.
Fortunately, Tom recovered.
Neyse ki, Tom kurtuldu.
Fortunately, Tom survived.
Neyse ki iyi eğitildim.
Fortunately I was well trained.
Neyse ki onlar kaçabildi.
Fortunately, they were able to escape.
İyi ki bunu zaten yaptım.
Fortunately, I've already done that.