destructive

/dɪˈstɹʊktɪv/3 hece
C1 seviye
EN → TR
"destructive" kelimesinin Türkçesi: yıkıcı, zararlı, tahripkar, yıkıcı, tahrip edici. destructive criticism yıkıcı eleştiri. (edebiyatta). Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelyıkıcı
Genelzararlı
Geneltahripkar
Genelyıkıcı
Geneltahrip edici. destructive criticism yıkıcı eleştiri. (edebiyatta)

Görsel

Gecenin Karanlığında Parlayan Yıldırım ve Doğanın Yıkıcı GüzelliğiDoğanın Yıkıcı Gücü: Volkanik Patlama Sırasında Çakan YıldırımlarKaranlıkta Parlayan İki Renkli Yıldırım: Doğanın Yıkıcı GüzelliğiYanardağ Patlamasında Şimşekler: Doğanın Yıkıcı ve Büyüleyici Gücü

Tanım

•causing destruction or much damage

Diğer Dillerde

Fransızcadestructif
İspanyolcadestructivo
İtalyancadistruttivo
Rusçaразруши́тельный
Farsçaمخرب
Portekizcedestrutivo
Japonca破壊的な
Korece파괴적
Lehçedestrukcyjny
İbraniceהרסני
Latincedestructivus, exitiābilis, exitiosus
Dancadestruktiv
Bulgarcaразрушителен
Katalancadestructiu
Ermeniceկործանարար, կործանիչ
Tagalogcamapangwasak, mapanira
Sanskritçeहिंस्र

Etimoloji

From Middle English destructyve, from Middle French destructif, from Latin dēstrūctīvus, from past participle of dēstruere (“to tear down, destroy”) + -īvus.

Kelime Ailesi

angiodestructive
antidestructive
autodestructive
cyclodestructive
cytodestructive
destructive backspace
destructive criticism
destructive distillation
destructive interference
destructive read
destructive sorites
destructively
destructiveness
destructivism
destructivist
destructivity
hyperdestructive
immunodestructive

Örnek Cümleler

Bu gerçekten yıkıcı.
This is really destructive.
Skagerrak - Balıkçılık
Destructive fishing practices - Spearfishing World
Hortumlar çok yıkıcıdır.
Tornadoes are very destructive.
Buna yıkıcı girişim denir.
This is called destructive interference.
- ...sana ihtiyacım olacak.
- Don't bring this destructive cycle into your life.
Kasırgalar çok yıkıcıdırlar.
Hurricanes are very destructive.
Tahribatsız görüntü düzenleme.
Non-destructive image editing.
Açgözlülük yıkıcı bir kuvvettir.
Greed is a destructive force.
Küçük çocuklar çok yıkıcı olabilir.
Small children can be very destructive.
Gerçekten, bilgisayarlar yıkıcıdır.
Indeed, computers are destructive.
Yo... Gene sakarlığı tuttu teleskopu kırdı
No... she is being destructive again she has broken the telescope
Karşı tarafında bir medresesi bulunmaktadır.
There's a destructive side to it.