calamitous

/kəˈlæmɪtəs/4 hece
EN → TR

Tanım

•(of events) having extremely unfortunate or dire consequences; bringing ruin

Diğer Dillerde

İspanyolcacalamitoso, desastroso
Arapçaجَائِح
İsveççeödesdiger
Lehçezgubny
Ukraynacaбідола́шний
Latincecalamitōsus, scelestus
Dancakatastrofal
Endonezcemalang
Bulgarcaгибелен, пагубен, свързан с бедствие
Katalancacalamitós
Gürcüceდამაქცევარი, დამღუპველი, უბედური
Sanskritçeवृजिन

Kelime Ailesi

calamitously
calamitousness
uncalamitous
uncalamitously

Eş & Zıt Anlamlılar

Zıt anlamlılar
uncalamitous

Örnek Cümleler

Ne korkunç, ne acıdır o saat!
And that Hour will be most calamitous and bitter.
Saat cidden çok feci ve acıdır.
And that Hour will be most calamitous and bitter.
O ne korkunç, ne acı bir gündür!
And that Hour will be most calamitous and bitter.
O sa'at cidden çok feci ve acıdır;
And that Hour will be most calamitous and bitter.
Allah'ın izniyle, gelecek olan daha çok felaket olacak."
What is coming will be more calamitous, God willing."
"Biz sert ve belalı bir günde Rabbimizden korkarız." derler.
We fear the dismal day calamitous from our Lord."
O saat, 'kurtuluş olmayan daha korkunç bir bela' ve daha acıdır.
And that Hour will be most calamitous and bitter.
"Biz, suratsız ve belalı bir günden ötürü Rabbimizden çekiniriz."
We fear the dismal day calamitous from our Lord."
Biz, yüzleri ekşiten asık suratlı o günde Rabbimizin gazabından korkarız.”
We fear the dismal day calamitous from our Lord."
"Çünkü biz, asık suratlı, zorlu bir gün nedeniyle Rabbimiz'den korkuyoruz."
We fear the dismal day calamitous from our Lord."
Çünkü biz, asık suratlı, sert bir gün yüzünden Rabbimizden korkarız." derler.
We fear the dismal day calamitous from our Lord."
Şüphe yok ki biz, suratları astıran, azabı pek şiddetli olan gün, Rabbimizden korkarız.
We fear the dismal day calamitous from our Lord."