daze

/deɪz/1 hece
C2 seviye
EN → TR
"daze" kelimesinin Türkçesi: büyülemek, (hayret, şaşkın., göz kamaştırmak, korku vb ile) afallatmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbüyülemek
Genel(hayret
Genelşaşkın.
Genelgöz kamaştırmak
Genelkorku vb ile) afallatmak
Genelşaşkınlık dazed yarı şuursuz

Tanım

•confusion characterized by lack of clarity
•overcome as with astonishment or disbelief

Diğer Dillerde

Rusçaизуми́ть, изумле́ние, изумля́ть, оцепене́ние, ошеломи́ть, ошеломле́ние
Felemenkçeversuffen
Japonca間誤付かせる
İsveççebedöva
Lehçeoszałamiać
Macarcaelkábít, kábít, kábulat
Dancabedøve
Bulgarcaзамайвам, замаяност, зашеметявам, шемет
Katalancaatordir

Etimoloji

From Middle English, back-formation from dazed. Compare Old Norse dasask (“to become weary”), with reflexive suffix -sk, Swedish dasa (“lie idly”), and Icelandic dasask (“to make weary with cold”). Also compare Proto-Germanic *dusāną, to slumber. Alternatively from Middle Dutch dasen (“act silly”).

Kelime Ailesi

blue daze

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Tom hala şaşkındı.
Tom is still dazed.
Dazed (İngilizce).
Dazed.
Tom hala sersemlemişti.
Tom is still dazed.
Tom sersemlemiş görünüyor.
Tom looks dazed.
Tom hâlâ şaşkınlık içinde.
Tom is still in a daze.
Biraz şaşkın görünüyordun.
You looked a bit dazed.
Biraz şaşkın hissediyorum.
I feel a little dazed.
O sersemlemiş hissediyordu.
She felt dazed.
Erişim tarihi: 27 May 2014.
Dazed. 6 January 2014.
Tom sersemlemiş görünüyordu.
Tom seemed dazed.
İnsanlar şaşkın görünüyordu.
People seemed dazed.
Erişim tarihi: July 2, 2019.
Dazed.