dangle
/ˈdæŋ.ɡəl/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"dangle" kelimesinin Türkçesi: sarkmak, asılmak, sarkıtmak, asılı durup sallanmak, asıp sallamak.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsarkmak
Genelasılmak
Genelsarkıtmak
Genelasılı durup sallanmak
Genelasıp sallamak.
Tanım
•cause to dangle or hang freely
Diğer Dillerde
Almancabaumeln, baumeln (mit), baumeln lassen, schlenkern (mit)
Fransızcapendouiller, pendre
İspanyolcapender
İtalyancafar penzolare, penzolare
Rusçaболта́ть, болтаться, висе́ть, кача́ть, кача́ться
Arapçaتَدَلَّى, تَهَدَّلَ, دَلَّى
Felemenkçebengelen, bungelen
Portekizcependurar
Ukraynacaтеліпа́тися
Bulgarcaвися, закачвам, провесвам
Katalancapenjar
Galiçyacacolgar
Arnavutçaluhat
Telugucaవ్రేలాడు
Esperantopendeti
Etimoloji
Uncertain, but likely of North Germanic origin, akin to Danish dingle, dangle, Swedish dangla (“to swing about”), Norwegian dangla, perhaps via North Frisian dangeln; all possibly related to Old Norse dengja (“to hit”).
Kelime Ailesi
adangle
bedangle
danglable
dangle after
dangle the Dunlops
dangleable
dangleberry
dangler
dangling else
dangling link
dangling modifier
dangling participle
dangling pointer
danglingly
dangly
dingle-dangle
dingleberry
overdangle
Örnek Cümleler
Rokymoter (dangle)
Rokymoter (dangle)
Ayaklarını suya sarkıttı.
She dangled her feet in the water.
Tom ayaklarını suyun içine sarkıttı.
Tom dangled his feet in the water.
Onun ayakları su içinde sallanıyordu.
Her feet dangled in the water.
Ayaklarına bakarsak onlarda havadaymış gibi.
If you look down at their feet, they sort of dangle down a little bit.
Mary ayakkabısını ayak parmaklarının ucunda sarkıttı.
Mary dangled her shoe off the tip of her toes.
Rulo yapmak, katlamak, kesmek, sarkıtmak, burkmak, ya da her ne ise.
To roll, to fold, to cut, To dangle, to twist--or whatever.
Merdivenin sallandığını fark eden ve korkan Susan iskelete tırmanır ve iskelet çöker.
After she dangles for a few seconds, David lifts her onto the platform.