bread

/bɹeːd/1 hece
noun
A2 seviye
EN → TR
"bread" kelimesinin Türkçesi: banak, maişet, geçim, ekmek, nan. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbanaknoun
Genelmaişet
Genelgeçim
Genelekmeknoun
Genelnannoun
Genelekmek
Genelyiyecek
Genelbanak
Genelekmek
Genelekmek
Genelbanak
Genel(argo) para breadbasket ekmek sepeti
Genel(mec.) tahıl ambarı
Genel(argo) mide. bread crumb ekmek kırıntısı
Genelekmek içi. breadfruit ekmek ağacı
Genel(k.dili.) geçim
Genelmaişet. cast one's bread upon the waters karşılığını beklemeden iyilik etmek. know which side one's bread is buttered on gerçek çıkarının nerede olduğunu bilmek.

Tanım

•cover with bread crumbs
•informal terms for money

Diğer Dillerde

AlmancaBrod, Brot, Kohle, Loawe, panieren
Rusçaба́бки, бабло́, панирова́ть, хлеб
Arapçaخبز, خَبَزَ, خُبز, خُبْز, خِبِز, عيش
Farsçaچُرَک, چورَک, نان, نَان, نانوایی, نون
Azericeçörək
Kazakçaнан
Özbekçenon
Tatarcaашлык, икмәк, ипи
Felemenkçebrood, paneren, poen
Japoncaパン
Çinceмәмә, 麭 /𮮆, 麵包 /面包
İsveççebröa, bröd, panera
Lehçechleb, pieczywo
Ukraynacaпанірува́ти, хліб
Hintçeनान, ब्रेड, रोटी
Çekçechléb, chleba
Rumencepâine, pâne
Macarcabepaníroz, kenyér, paníroz
İbraniceלֶחֶם
Latincepanis
Dancabrød, panere
Endonezceroti

Etimoloji

Variant of braid, from Middle English breden, from Old English brēdan, breġdan (“to braid”).

Kelime Ailesi

a little bit of bread and no cheese
adobe bread
arval-bread
ash bread
bake bread
bake someone's bread
bark bread
bee bread
bee-bread
beebread
below the breadline
best thing since sliced bread
blaanda bread
black bread mold
bread and butter
bread and butter pudding
bread and cheese
bread and circuses

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
boodle
dough
ackers
bees and honey
blunt
bones
brass
bread and honey
Bugs Bunny
cake
cheddar
cheese
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Ekmek bu.
This is bread.
Ne ekmeği?
Bread? What bread?
Ekmek taze.
The bread is fresh.
Ekmek yiyin!
Eat the bread!
Ekmek yerim.
I eat bread.
Ekmeğim var.
I have bread.
Ekmek bayat.
The bread is old.
Bu ekmektir.
This is bread.
Ekmeği alır.
Take the bread.
Pane (ekmek)
Pane (bread)
Ekmek nerede?
Where's the bread?
O ekmek aldı.
He bought bread.

İlgili / Bileşik Terimler

Genelekmek ve sirk oyunları
Genelekmek ve sirkler