blessed

1 hece
B1 seviye
EN → TR
"blessed" kelimesinin Türkçesi: mübarek, kutlu, Allahın cezası: We didn't catch a blessed fish Allahın cezası bir balık bile tutamadık. blessed event (k.dili) doğum blessed thistle kalkan dikeni, (bot.) Carduus benedictus. bless edness kutluluk.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmübarek
Genelkutlu
GenelAllahın cezası: We didn't catch a blessed fish Allahın cezası bir balık bile tutamadık. blessed event (k.dili) doğum blessed thistle kalkan dikeni
Genel(bot.) Carduus benedictus. bless edness kutluluk.

Tanım

•characterized by happiness and good fortune
•worthy of worship

Diğer Dillerde

Almancagesegnet, selig
Fransızcabéni, bienheureux
İspanyolcabendito
İtalyancabeato, benedetto
Rusçaблагослове́нный, блаже́нный, свято́й, свяще́нный
Arapçaمُبَارَك
Kazakçaжарылқанған
Felemenkçegezegend, zalig
Japonca恵まれた
Korece축복 받은
İsveççesalig
Lehçebłogosławiony
Hintçeधन्य
Fincepyhä, siunattu
Çekçepožehnaný
Macarcaáldott, boldog
İbraniceבָּרוּךְ, מבורך, מְבֹרַךְ
Latincebeatus
Norveççevelsignet
Vietnamcahạnh phúc
Bulgarcaблагословен, блажен, свещен
Letoncasvētīts
Taycaมีความสุข
Galiçyacabendicido, bieito
İzlandacablessaður

Kelime Ailesi

blessed assurance
blessed event
blessed thistle
blessedfull
blessedly
blessedness
blursed
have a blessed one
Island of the Blessed
of blessed memory
unblessed

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Ben kutsalım.
I'm blessed.
Çok huzurluyum.
I am so blessed!
Onlar kutsaldı.
They were blessed.
Kutsal Çalkantı
Blessed Unrest
Ben takdis edildim.
I've been blessed.
Bu sevindiricidir."
This is blessed."
Papaz çocukları kutsadı.
The priest blessed the children.
Ben gerçekten kutsandım.
I've really been blessed.
Mubarek ayakları öpülesi
Or that kissed his blessed hands
Gerçekten kutsanmışımdır.
I'm just really blessed.
Ben kutsanmış hissediyorum.
I feel blessed.
Çok kutsanmış hissediyorum.
I feel very blessed.