at times

EN → TR

Tanım

•sporadically and infrequently

Diğer Dillerde

Almancazeitweise
İspanyolcaa veces
Rusçaвремена́ми, иногда́, подча́с
Arapçaأَحْيَانًا
Portekizceàs vezes
Japonca時々, 時時
Korece자주
İbraniceלִפְעָמִים
Dancatil tider
Slovakçaobčas
İrlandacascaití

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Tom bazen huysuzdur.
Tom is moody at times.
Bazen onu anlayamıyorum.
At times I can't understand him.
Bazen o dalgın olabilir.
At times she can be absent-minded.
O bazen huysuz olabilir.
She can be moody at times.
Tom bazen beni şaşırtır.
Tom amazes me at times.
Arada bir öfkeleniyorum.
I get mad at times.
Bazen Mi Shil'e benzerim.
At times, I look like Mi Shil* (anti-heroine in drama Queen Seon Duk)
Bazen yalnız hissediyorum.
I get lonely at times.
Bazen kafam çok karışıyor.
At times, I'm confused.
O arada bir saldırganlaşır.
He gets tough at times.
Bazen tren zamanında gelmez.
At times the train doesn't arrive on time.
Zaman karşı koyamama zamanı.
It's overwhelming at times.