assertion

/əˈsɜːʃən/3 hece
C2 seviye
EN → TR

Tanım

•the act of affirming or asserting or stating something

Diğer Dillerde

Rusçaутвержде́ние
Azericeiddia
Felemenkçestellige bewering
Japonca主張
Korece단정, 주장
İsveççebekräftelse
Ukraynacaтве́рдження
Çekçetvrzení
Rumenceafirmație
Bulgarcaтвърде́ние
Katalancaafirmació, asserció
Ermeniceհաստատում
Tagalogcagiitsabi

Etimoloji

From Middle English assercioun, from Latin assertiō. By surface analysis, assert + -ion.

Kelime Ailesi

assertional
assertionless
counterassertion
deassertion
nonassertion
overassertion
reassertion
self-assertion
unassertion

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Olumsuz iddialarda
Negative assertions
Ödüllerinin hepsi sahtedir.
All his assertions were false.
Bir iddia bir kanıt değildir.
An assertion isn't a proof.
Kaldı ki, yaptığı hesap da yanlıştır. ...
Whoever made that assertion is wrong.
Bazı ayrımcılık iddiaları şunları içerir:
Some assertions of discrimination have included:
İddianızın geçerliliğini ispat edebilir misiniz?
Can you prove the validity of your assertion?
(Bunun üzerine ötekilere hitaben şöyle denilir.)
(The idolaters will be told): "Your gods have refuted your assertion.
Bu kişi iddiasını kanıtlarla sunmakla yükümlüdür.
THE OBLIGATION TO PROVE ONE'S ASSERTION is burden of proof.
Allah hakkında bilmediğiniz birşeyi mi söylüyorsunuz?
You have no proof for this (assertion): Why do you say things of God you do not know?
Bu arada, bütün bu iddaları desteklemek için verim var.
I've got data to back up all these assertions, by the way.
Onlar sizin bu söylediklerinizi yalanlamış bulunuyorlar.
(The idolaters will be told): "Your gods have refuted your assertion.
İşte, haklarında söz söyledikleriniz de sizi yalanladılar.
(The idolaters will be told): "Your gods have refuted your assertion.