zihniyet

noun
TR → EN
"zihniyet" kelimesinin İngilizcesi: mentality, mentality. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmentalitynoun
Genelmentality

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)zihniyeti
Çoğul (-ler)zihniyetler

Tanım

•isim: anlayış
•mecaz: kafa

Diğer Dillerde

AlmancaMentalität (dişil) /mɛntaliˈtɛːt/
mentality, mindset
çekim: çoğul Mentalitäten · tamlayan Mentalitäten
eş: Denkart, Denke, Denkhaltung, Denkweise
aile: Abzockermentalität, Abzocker-Mentalität, Amerikanermentalität, Anlagementalität, Anlegermentalität, Anpackermentalität, Anpackmentalität, Ausländermentalität, Ausländer-Mentalität, Belagerungsmentalität
Ist es ein Gebrauchsgegenstand? — Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?
Fransızcamentalité (dişil)
mentality
çekim: çoğul mentalités
köken: From mental + -ité.
Est-ce un objet utilitaire ? — Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?
İspanyolcamentalidad (dişil) /mentaliˈdad/
mentality
çekim: çoğul mentalidades
köken: From mental + -idad.
Mi mentalidad es demasiado diferente. — Zihniyetim çok farklı.
İtalyancamentalità (dişil) /men.ta.liˈta/
mentality
eş: modo di pensare, modo di ragionare, opinione, orientamento, concezione della vita, struttura mentale
köken: From mentale + -ità.
Illusioni, 1910 — Üç Zihniyet, 1940.
Rusçaменталите́т, мента́льность, склад ума́
А если это предмет практичный? — Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?
Arapçaعَقْلِيَّة
هل هو شيء نفعي؟ — Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?
Farsçaذهنیت, طرز فکر /zih.nij.ˈjat/
mentality, mindset
köken: Borrowed from Arabic ذِهْنِيَّة (ḏihniyya). By surface analysis, ذهن (zihn/zehn) + ـیت (-iyyat).
Felemenkçementaliteit, instelling
Mijn mentaliteit is te anders. — Zihniyetim çok farklı.
Portekizcementalidade (dişil) /mẽ.ta.liˈda.d͡ʒi/
mentality; mindset (way of thinking)
çekim: çoğul mentalidades
köken: From mental + -idade.
É um objeto utilitário? — Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?
Yunancaνοοτροπία (dişil) /no.o.tɾoˈpi.a/
mentality, mindset
çekim: çoğul νοοτροπίες · tamlayan νοοτροπίας
köken: Learnedly from νοο- (noo-) + τρόπ(ος) (tróp(os)) + -ία (-ía).
Το σκεπτικό μου είναι πολύ διαφορετικό. — Zihniyetim çok farklı.
精神の在り方。
その場合保護されるに値しません — Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?
Korece심리 /ɕʰimni/
psychology, mentality
köken: Sino-Korean word from 心理 (“psychology, mentality”).
aile: 심리적(心理的)
그건 실용적인 물건인가요? — Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?
Lehçementalność, sposób myślenia (dişil) /mɛnˈtal.nɔɕt͡ɕ/
mentality, mindset (way of thinking; an attitude or opinion, especially a habitual one)
çekim: çoğul mentalności · tamlayan mentalności
köken: Etymology tree Polish mentalny Proto-Indo-European *-Hostis Proto-Balto-Slavic *-astis Proto-Slavic *-ostь Old Polish -ość Polish -ość Polish mentalność From mentalny + -ość.
Moja mentalność jest zbyt odmienna. — Zihniyetim çok farklı.
Ukraynacaменталіте́т
А якщо це практичний предмет? — Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?
Hintçeमानसिकता (dişil) /mɑːn.sɪk.t̪ɑː/
mentality, mindset · mental state, mental condition
çekim: çoğul मानसिकताएँ
köken: From मानसिक (mānsik, “mental”) + -ता (-tā, “-ness”).
अस्थिर मानसिकता
Fincementaliteetti, mielenlaatu /ˈmentɑliˌteːtːi/
mentality
çekim: çoğul mentaliteetit · tamlayan mentaliteetin
köken: Internationalism (see English mentality). Contains the suffix -iteetti.
aile: mentaliteettihistoria
Kolme seuranäytelmää, 1910. — Üç Zihniyet, 1940.
Çekçementalita (dişil) /ˈmɛntalɪta/
mentality
çekim: çoğul mentality · tamlayan mentality
köken: Borrowed from English mentality.
Při takovéto změně v uvažování je infrastruktura obecně přijímána. — Ve bu şimdi altyapının kabul gördügü zihniyetteki bir degişimdir.
Macarcagondolkodásmód, mentalitás /ˈɡondolkodaːʃmoːd/
mentality, mindset (a way of thinking)
çekim: çoğul gondolkodásmódok
köken: gondolkodás (“thinking, thought”) + mód (“way, method, process”)
Használati tárgy? — Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?
Dancamentalitet
Så væksttænkning er en god idé til at opbygge viljefasthed. — Yani zihniyet gelişimi metanet duygusu canlandırmak için büyük bir fikir.
Vietnamcalối suy nghĩ, tâm lí, tư duy, tư tưởng /təm˧˧ li˧˦/
psyche, especially concerns, hang-ups or baggage
köken: Sino-Vietnamese word from 心理, composed of 心 (“heart; mind”) and 理 (“workings”), Japanese 心理 (shinri, “psychological”, literally “workings of the mind”). The Japanese term was also used to mean "intellectual" in contrast with 物理 (butsuri, vật lí, “naturalist; physical”, literally “workings of things”), as a type of discipline that concerned theology, philosophy, politics and law. Compare sinh lí…
Còn những thứ quá thực dụng thì sao? — Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?
tâm lí người tiêu dùng
Bulgarcaманталитет, начин на мислене (eril) /mɐntɐliˈtɛt/
mentality; psyche
köken: Borrowed from German Mentalität, with pronunciation influenced by French mentalité.
Утилитарен обект ли е? — Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?
есна́фски манталите́т
махле́нски манталите́т
Letoncamentalitāte
Katalancamentalitat (dişil)
mentality, mindset
çekim: çoğul mentalitats
köken: From mental + -itat.
Arnavutçamendësi
Ermeniceմտածելակերպ, մտայնություն /mətɑt͡selɑˈkeɾp/
mindset, mentality, pattern of thought
çekim: çoğul մտածելակերպեր
köken: From մտածել (mtacel) + -ա- (-a-) + կերպ (kerp).

Etimoloji

Arapça

Örnek Cümleler

Zihniyetim çok farklı.
My mindset is too different.
Tom'un zihniyetini beğeniyorum.
I like Tom's mindset.
Zihniyet değişimi eğitimle başlar.
The change of mentality starts with education.
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?
Is it a utilitarian object?
Son derece uluslararası bir zihniyetteler.
They have a very international frame of mind.
Bu bağımlılık zihniyetinden kurtulmak zorundayız.
We have to get away from this mindset of dependency.
Bu nedenle hemen çalışmalıyız ve zihniyeti oturtmalıyız.
Then she has to study and make up her mind.
Kurumsal zihniyette oluşan değişiklikten de söz ettiler.
They also said that there's a change in the corporate mentality.
Fadil, o sırada Dania'yla aynı zihniyet çerçevesine sahipti.
Fadil had the same mindframe at that time as Dania.
Lidiaz'a göre, ülkedeki baskın zihniyet başarıyı desteklemiyor.
According to Lidiaz, the reigning mentality in the country is not one that promotes achievement.
Brezilya'daki toprak sahipleri hala kölelik zihniyetine sahipti.
The land owners in Brazil still had a slavery mentality.
Ve bu şimdi altyapının kabul gördügü zihniyetteki bir degişimdir.
And that is a change in the mindset where infrastructure is now accepted.
zihniyet ile daha fazla örnek cümle →

Birleşik Kelimeler

yasakçı zihniyet