Ana içeriğe geç
Sözlük
/
pelvis

pelvis

C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"pelvis" kelimesinin İngilizcesi: pelvis. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelpelvis

Tanım

•yanlarda ve önde iki kalça kemiği, arkada sakral kemik ve koksigeal kemiğin birleşmesiyle meydana gelme
•Üstün yapılı omurgalıların hepsinde, gövdenin arka ya da art ucunda bulunan, bir yanı omurganın bel bölümüyle, öteki yanı bacaklarla eklemlenen kemik çatı

Diğer Dillerde

AlmancaBecken (nötr) /ˈbɛkən/
basin, wide bowl · a swimming pool or other artificial pool · a basin, large hollow, enclosed valley
çekim: tamlayan Beckens
eş: Pelvis
köken: From Middle High German becken, from Old High German becki, beckin, from Vulgar Latin *baccīnum (possibly attested as bacchinon, 6th century), probably from Gaulish. Compare Dutch bekken and further French bassin, English basin.
aile: Fischbecken, Hafenbecken, Schwimmbecken, Waschbecken
Eigentlich doch Sicherheitsstufe 2 aber der Zaun funktioniert nicht ? — Evre II: Tümör serviksi aşmış, fakat pelvis duvarına ulaşmamıştır.
Fransızcabassin (eril) /ba.sɛ̃/
pond, ornamental lake, basin · bowl, bedpan · basin
çekim: çoğul bassins
köken: Inherited from Middle French bassin, from Old French bacin, from Vulgar Latin *baccinus /*baccinum, probably from Gaulish.
aile: bassin versant
İspanyolcapelvis (dişil) /ˈpelbis/
pelvis
eş: cadera, bacinete
köken: Borrowed from Latin pēlvis.
İtalyancabacino (eril) /baˈt͡ʃi.no/
bowl · pelvis · basin, drainage basin, catchment basin
çekim: çoğul bacini
eş: bacile, bacinella, catinella, catino, recipiente, vasca
köken: From Late Latin bacchinon, probably of Gaulish origin; cognate with Medieval Latin bacinus.
aile: abbacinare, bacino di carenaggio, bacino di utenza, bacino galleggiante
Aleen Stein non ha più un ruolo attivo all'interno ma continua ad avere 1/3 della compagnia. — Evre IIIA: Pelvis duvarına ulaşmamıştır, fakat vajen alt 1/3'ü tutulmuştur.
Rusçaтаз /tas/
basin (a wide, relatively shallow vessel, e.g. for washing or cooking) · pelvis
çekim: çoğul тазы́ · tamlayan та́за
eş: тазик, шайка, лохань
köken: Inherited from Old East Slavic тазъ (tazŭ), a Turkic borrowing. Compare Crimean Tatar tas, Turkish tas, Tatar тас (tas), etc. Ultimately from Persian تاس (tâs).
aile: Phrases, накры́ться ме́дным та́зом
Arapçaحَوْض
تتواجد هذه الأعضاء خارج الجسم وفي تجويف الحوض. — Bu organlar vücudun dışında ve pelvisin içinde bulunur.
Farsçaلَگَن
Azericeçanaq
bowl · bowlful (the amount that a bowl will contain) · pelvis
çekim: çoğul çanaqlar · tamlayan çanağın
köken: Compare Turkish çanak (“bucket”), Turkmen çanak (“cup”), Bashkir сынаяҡ (sınayaq, “cup”), Tatar чынаяк (çınayaq, “cup”), Kyrgyz чыны (cını, “bowl, cup”), Southern Altai чына (čïna, “cup”), Uzbek chanoq.
Kazakçaжамбас
Felemenkçebekken (nötr) /ˈbɛkə(n)/
basin, broad-shaped liquid container · basin, geological depression · pelvis, basin-shaped body region
çekim: çoğul bekkens
köken: From Middle Dutch becken, from Vulgar Latin *baccinum. Doublet of bassin.
aile: bekkenholte, bekkenist, bekkenslag, bekkenslager, nierbekken, opvangbekken, spaarbekken, stroombekken, waterbekken
Portekizcebacia, pelve, pélvis (dişil) /baˈsi.ɐ/
basin · pelvis
çekim: çoğul bacias
köken: From Vulgar Latin *baccinum, from Gaulish.
Yunancaλεκάνη (dişil) /leˈka.ni/
any large bowl · washbasin, handbasin, sink · toilet bowl, toilet pan
çekim: çoğul λεκάνες · tamlayan λεκάνης
köken: From Ancient Greek λεκάνη (lekánē).
aile: λεκάνη απορροής
Japonca骨盤 /ko̞t͡sɨbã̠ɴ/
a pelvis (bone)
Korece골반 /ko̞ɭba̠n/
pelvis
köken: Sino-Korean word from 骨盤 (“pelvis”).
İsveççebäcken (nötr)
pelvis · a bedpan · a basin
çekim: çoğul bäckens · tamlayan bäckens
aile: bäckenbotten
Lehçemiednica, obręcz kończyny dolnej, obręcz miedniczna (dişil) /mjɛdˈɲi.t͡sa/
washtub · pelvis (bone)
çekim: çoğul miednice · tamlayan miednicy
eş: misa, miska, gw. (Śląsk Cieszyński) lawor, lawór, kość miedniczna, dno miednicy, przepona miednicy
köken: From miedź + -nica. Cognate with Slovene medenica. Compare typologically Russian чугуно́к (čugunók) (< чугу́н (čugún)).
aile: miednicowy, miedniczny, miedniczy, miednicomierz
Fincelantiorengas /ˈlɑntioˌreŋːɑs/
pelvis (compound bone)
çekim: çoğul lantiorenkaat · tamlayan lantiorenkaan
köken: lantio + rengas
Çekçepánev (dişil) /ˈpaːnɛf/
frying pan · pelvis · basin
çekim: çoğul pánve · tamlayan pánve
köken: Borrowed from German Pfanne, from Late Latin panna.
aile: pánevní, pánvice, pánvička
Při nehodě došlo ke zlomení dvou krčních obratlů a porušení páteře. — Bu kazada iki kaburgası ve pelvis kemiği kırıldı ayrıca akciğer'i delindi.
Rumencebazin (nötr)
basin · reservoir · swimming pool
çekim: çoğul bazine · tamlayan bazinului
köken: Borrowed from French bassin.
Penisul este foarte mobil, fiind capabil să se miște independent de pelvis. — Bir filin penisi çok hareketlidir ve pelvisten bağımsız olarak hareket edebilir.
Macarcamedence, medencecsont /ˈmɛdɛnt͡sɛ/
basin · swimming pool (one particular pool, excluding the reception, changing rooms etc.) · pelvis
çekim: çoğul medencék
köken: Borrowed from a Slavic language. Compare Serbo-Croatian medenica.
aile: Kárpát-medence, medencecsont, úszómedence, vesemedence
İbraniceאַגָּן
Latincepēlvis
Dancabækken
definite singular of bæk
Endonezcetulang pinggang
Vietnamcakhung chậu, xương chậu /xʊwŋ͡m˧˧ t͡ɕəw˧˨ʔ/
pelvis
köken: khung (“frame”) + chậu (“basin; pot”).
Nó được tìm thấy khắp cơ thể, ngoại trừ gan. — Bu organlar vücudun dışında ve pelvisin içinde bulunur.
Slovakçapanva, panvica
Slovencemedenica (dişil) /mɛdɛnìːt͡sa/
pelvis
çekim: çoğul medeníce · tamlayan medeníce
köken: From medẹ̑n (“brass”) + -íca. Cognate with Polish miednica. Compare typologically Russian чугуно́к (čugunók) (< чугу́н (čugún)).
Kraj Edvard II. to tudi stori, vendar s figo v žepu. — Evre II: Tümör serviksi aşmış, fakat pelvis duvarına ulaşmamıştır.
Litvancadubuo (eril) /dʊ²ˈbuɔ/
bowl; dish; basin · pelvis
çekim: çoğul dùbenys · tamlayan dubeñs

Örnek Cümleler

Holotip pelvisi
Holotype pelvis
Altkarındaki (Pelvis) diğerleri şunlardır:
Others in the pelvis include:
Bu organlar vücudun dışında ve pelvisin içinde bulunur.
These organs are located on the outside of the body and within the pelvis.
Protrüsio, femur boynu pelvise çarpana kadar ilerleyebilir.
The protrusio may progress until the femoral neck impinges against the pelvis.
Figürün omuzlarının bir yöne, pelvisin diğer yöne açıldığı görülmektedir.
The shoulders of the figure are seen to angle in one direction, the pelvis in another.
Araştırmacılar, pelvise dayanarak iskeletin erkek olduğunu düşünmektedir.
Researchers identified the skeleton as male largely based on the pelvis.
Gövdesi, pelvisi yatay olacak ve pelvisine dayanacak şekilde bükülmüştür.
Her torso is twisted so that her pelvis is horizontal, resting on his pelvis.
Sol kalça eklemi, asetabulum tabanının pelvis içinden çıkarılmasıyla açılır.
Left hip-joint, opened by removing the floor of the acetabulum from within the pelvis.
Erkek pelvislerini birbirine bastırırken sırt üstü düz bir şekilde geri döner.
The man rolls back flat upon his back, while they keep their pelvises pressed together.
Lumbar vertebra (bel omurları), göğüs kafesi ile pelvis arasındaki omurlardır.
The lumbar vertebrae are, in human anatomy, the five vertebrae between the rib cage and the pelvis.
Bir filin penisi çok hareketlidir ve pelvisten bağımsız olarak hareket edebilir.
The penis is very mobile, being able to move independently of the pelvis.
Asetabulum derinliği çok artmış ve bu sebeple femur başı pelvis içine girmiştir. [1]
The socket is too deep and may protrude into the pelvis.[1]
pelvis ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod