Ana içeriğe geç
Sözlük
/
koşut

koşut

TR → EN
"koşut" kelimesinin İngilizcesi: parallel. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelparallel

Tanım

•paralel
•Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen
•Aynı zaman içinde gelişen, aynı özellikleri gösteren olay, düşünce vb.; paralel

Diğer Dillerde

AlmancaBreitengrad, Breitenkreis, parallel zu, Parallele (eril) /ˈbʀaɪ̯tn̩ˌɡʀaːt/
latitude
çekim: çoğul Breitengrade · tamlayan Breitengrades
eş: Breite, geografische Breite, Latitude
köken: From Breite + -n- + Grad.
Parallele Threads: — Koşut İşparçacıkları
Fransızcaparallèle, parallèle à, parallèlement /pa.ʁa.lɛl/
parallel
çekim: çoğul parallèles
zıt: sécant, perpendiculaire
köken: Inherited from Middle French parallèle, borrowed from Latin parallēlus.
aile: barres parallèles, monde parallèle, parallèlement, parallélépipède, parallélogramme, réalité parallèle, univers parallèle
Fils d'exécution parallèles & #160;: — Koşut İşparçacıkları
İspanyolcaparalelo /paɾaˈlelo/
parallel
eş: semejante, concordante, correspondiente, simultáneo
köken: From Latin parallēlus, from Ancient Greek παράλληλος (parállēlos), from παρά (pará, “beside”) + ἄλληλος (állēlos, “one another”).
aile: antiparalelo, en paralelo, paralelismo, universo paralelo
Procesos paralelos: — Koşut İşparçacıkları
İtalyancaomologo, parallelamente, parallelo /oˈmɔ.lo.ɡo/
homologous (all senses) · corresponding
çekim: çoğul omologhi
eş: conforme
köken: Borrowed from Ancient Greek ὁμόλογος (homólogos), from ὁμο- (homo-) + λόγος (lógos). By surface analysis, omo- + -logo.
aile: omologamente
Thread paralleli: — Koşut İşparçacıkları
Rusçaпараллельный, сходный /pərɐˈlʲelʲnɨj/
parallel
köken: паралле́ль (parallélʹ) + -ный (-nyj)
Параллельные потоки: — Koşut İşparçacıkları
Arapçaمُتَوَازٍ, مُوَازٍ
Farsçaموازی, همراستا /mu.waː.ˈziː/
parallel
köken: Borrowed from Arabic مُوَازٍ (muwāzin).
جهان موازی
Azericemüvazi, parallell
parallel
köken: From Arabic مُوَازٍ (muwāzin).
Kazakçaқатар, параллель
storey, layer · series
çekim: çoğul қатарлар · tamlayan қатардың
köken: Borrowed from Classical Persian قطار.
Felemenkçebreedtecirkel, breedtegraad, evenwijdig, evenwijdig met/aan, evenwijdige, parallel met
een cirkel op het aardoppervlak, parallel aan de evenaar, waarop alle punten met gelijke geografische breedte (noord of zuid) liggen
eş: breedtegraad, breedte, parallel, parallelcirkel
Parallelle verwerking (threads): — Koşut İşparçacıkları
feminine singular of paralelo
Tarefas em paralelo: — Koşut İşparçacıkları
nominative/accusative/vocative neuter plural of παράλληλος (parállilos)
Παράλληλες διεργασίες: — Koşut İşparçacıkları
Japonca並列, 平行の, 緯線 /he̞ːɾe̞t͡sɨ/
parallel; arranging in a line; juxtaposition
çekim: geçmiş 並列した
aile: 並列処理, 並列化:: parallelization, juxtaposing, 並列化する:: parallelize, juxtapose
平行線: — Koşut İşparçacıkları
Korece갋다, 견주다, 나란하다, 평행의
to pick fights (to see who is better); to compete
köken: From Middle Korean ᄀᆞᆲ〯다〮 (Yale: kǒlptá, “to make parallel”).
aile: 맞갋다
평행 스레드 — Koşut İşparçacıkları
군대 가가 갈블라 카면 안 돼.
İsveççeliknas vid
Parallella trådar: — Koşut İşparçacıkları
Lehçerównolegle, równoległy, równoleżnik /ruv.nɔˈlɛ.ɡlɛ/
parallel
eş: współbieżnie, wzdłuż, jednocześnie, równocześnie, paralelnie, symultanicznie
zıt: nierównolegle, prostopadle
köken: Etymology tree Polish równoległy Proto-Indo-European *-is Proto-Balto-Slavic *-is Proto-Slavic *-ь Proto-Indo-European *-yós Proto-Balto-Slavic *-jas Proto-Slavic *-jь Proto-Slavic *-ьje Old Polish -e Polish -e Polish równolegle From równoległy + -e.
Równoległe wątki: — Koşut İşparçacıkları
Ukraynacaпарале́ль, парале́льний, рівнолежний, рівнолежник
Паралельних ниток: — Koşut İşparçacıkları
Hintçeसमानान्तर
Finceleveyspiiri, olla samansuuntainen, rinnakkainen, rinnakkainen (jonkin kanssa), rinnastaa, samansuuntainen /ˈleʋeysˌpiːri/
latitude (imaginary circle around the earth running parallel to the equator)
çekim: çoğul leveyspiirit · tamlayan leveyspiirin
köken: leveys + piiri
Se tehtävä joka meillä on edessämme on linjata raha yhteen osana todellisten jahjojemme ilmaisua. — Önümüzdeki hedef, parayı armağanlarımızın gerçek ifadesi ile koşut hale getirmektir.
parallel (all senses but the geometrical one)
eş: souběžný, rovnoběžný, současný
Současně běžící vlákna: — Koşut İşparçacıkları
Rumenceparalelă (dişil)
parallel
çekim: çoğul paralele · tamlayan paralele
köken: Borrowed from Latin parallelus or Italian parallelo or French parallèle or German Parallele.
Sarcina noastra este de a alinia banii cu adevarata expresie a darurilor noastre. — Önümüzdeki hedef, parayı armağanlarımızın gerçek ifadesi ile koşut hale getirmektir.
Macarcapárhuzam, párhuzamos, párhuzamos vonal, párhuzamosan, szélességi fok, szélességi kör /ˈpaːrɦuzɒm/
parallel, comparison
çekim: çoğul párhuzamok
köken: Back-formation from párhuzamos. Created by József Bajza during the Hungarian language reform, which took place in the 18th–19th centuries.
Párhuzamos szálak: — Koşut İşparçacıkları
İbraniceהִקְבִּיל, השווה \ הִשְׁוָה, מקביל, קבלה, קו רוחב (eril)
parallel (to): having the same direction (as)
çekim: çoğul מקבילים
aile: במקביל, מקבילית
נדמה לי שאין זה צירוף מקרים — Standartlaşmış testlerin artışına koşut olarak
Dancaparallel /pʰɑɑˈlɛlˀ/
parallel (equally distant at all points) · parallel (equivalent)
çekim: çoğul paralleller · tamlayan parallels
köken: Via Latin parallēlus from Ancient Greek παράλληλος (parállēlos, “side-by-side”), from παρά (pará, “by”) + ἀλλήλοις (allḗlois, “each other”)
aile: parallelaftale, parallelforbinde, parallelforbindelse, parallelforskyde, parallelforskydning, parallelimport, parallelimportere, parallelimportør, parallelisere, parallelisme
Parallelle tråde: — Koşut İşparçacıkları
Norveççebreddegrad, breddegradssirkel, breddesirkel, parallelt
Endonezceparalel /paˈra.lɛl/
parallel · similar
çekim: karşılaştırma lebih paralel · üstünlük paling paralel
köken: From Dutch parallel, from French parallèle, from Middle French parallèle, from Latin parallēlus.
Menurut rencana, mereka akan bergerak menuju Laut Hitam melalui Pegunungan Balkan. — Doğu-batı doğrultusunda, Balkan Dağlarına koşut olarak uzanır.
Bulgarcaаналогия, паралел, паралелен, парале́лен, сравнявам, съответствам /srɐvˈnʲa̟vɐm/
to compare, to collate (to assess the similarities between two things or between one thing and another) · to compare (to declare two things to be similar in some respect) · to level, to raze (to destroy by reducing to ground level)
çekim: geçmiş none · ortaç сравня́ван · şimdiki сравня́ва · ulaç сравня́ващ
köken: From сравня́ (sravnjá) + -вам (-vam).
Успоредни нишки — Koşut İşparçacıkları
сравнявам окраската на тигъра с тази на зебрата
Не може да сравняваш моите проблеми и твоите.
Астрономи са сравнили кометите с мръсни снежни топки.
Slovencevzporeden
Vzporedni prenosi: — Koşut İşparçacıkları

Örnek Cümleler

Koşut İşparçacıkları
Parallel threads:
Kosuth'un çalışmalarında eser genellikle kendi kendine atıfta bulunur.
Kosuth's works are frequently self-referential.
Dereler ya faylara koşut (fay zonu üzerinde) ya da onlara dik konumdadır.
From Laruns, or further up from Eaux-Bonnes or Gourette.
Önümüzdeki hedef, parayı armağanlarımızın gerçek ifadesi ile koşut hale getirmektir.
The task before us is to align money with the true expression of our gifts.
koşut ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod