kervan
/cæɾ.vɑn/
noun
C2 seviye
TR → EN
"kervan" kelimesinin İngilizcesi: caravan, caravan, caravan. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelcaravan
Genelcaravan
Genelcaravan
Görsel




Çekim Tablosu
Belirtme (-i)kervanı
Yönelme (-e)kervana
Bulunma (-de)kervanda
Çıkma (-den)kervandan
Tamlayan (-in)kervanın
Çoğul (-ler)kervanlar
Tanım
•isim: Uzak yerlere yolcu ve ticaret eşyası taşıyan yük hayvanı katarı
•mecaz: Toplu olarak birbiri ardınca gelen şeyler
Atasözü & Deyim
“Kuş uçmaz, kervan geçmez”
“İt ürür, kervan yürür”
“Irak yerin haberini kervan getirir”
“Yol bilen kervana katılmaz”
Diğer Dillerde
Almancakarawane (dişil) /kaʁaˈvaːnə/
caravan (convoy of travellers, especially on camels)
çekim: çoğul Karawanen · tamlayan Karawanen
köken: 15th century, from Italian caravana (older form of carovana), from Persian کاروان (kârvân).
Jahr, für das die Verleihung erfolgte — O yıl kervan yola düzülür.
Fransızcacaravane, roulotte (dişil) /ka.ʁa.van/
caravan (convoy or procession of travellers, their cargo and vehicles, and any pack animals) · travel trailer (furnished vehicle towed behind another, and used as a dwelling when stationary)
çekim: çoğul caravanes
eş: camping-car
köken: From Old French carvane, a borrowing from Persian کاروان (kârvân), from Middle Persian kʾlwʾn' (kārawān).
aile: caravanier
Vue générale de Svárov. — Kervansaray Genel Görünüm.
les chiens aboient, la caravane passe
İspanyolcacáfila, caravana (dişil) /ˈkafila/
caravan (a group of humans, camels or other animals)
çekim: çoğul cáfilas
eş: multitud, muchedumbre
köken: From Arabic قَافِلَة (qāfila).
Posteriormente instaló una guarnición. — Daha sonra buraya bir kervansaray yaptırmış.
İtalyancacaravan, carovana
definizione mancante; se vuoi, aggiungila tu
eş: roulotte, rulotta, rulotte
E in verità la carovana avanza. — Gerçekten de kervan yürüyor.
Rusçaкараван (eril) /kərɐˈvan/
caravan, convoy
çekim: çoğul карава́ны · tamlayan карава́на
köken: Probably from Persian کاروان. Attested since the 1st quarter of 17th century.
aile: карава́нщик, Proverbs, соба́ка ла́ет, а карава́н идёт
Мельница сгорает и разваливается. — Kervan yakılıp yıkılır.
Arapçaقَافِلَة, مَقْطُورَة
الكلاب تنبح، والقافلة تسير. — İt ürür, kervan yürür.
Farsçaقافِلِه, کارْوان
Azericekarvan
Özbekçekarvon, qofila
caravan
çekim: çoğul karvonlar
köken: Inherited from Chagatai کاروان (kārwān), from Classical Persian کاروان (kārwān).
Felemenkçekaravaan, sleurhut, woonwagen (dişil) /ˌkaː.raːˈvaːn/
caravan (a convoy or procession of travelers, their vehicles and cargo, and any pack animals, especially camels crossing a desert)
çekim: çoğul karavanen
köken: Borrowing from French caravane, replacing forms derived from Middle Dutch carvane.
aile: karavaandrijver, karavaanroute, karavaantocht, karavaanweg
En, inderdaad, de karavaan trekt verder. — Gerçekten de kervan yürüyor.
caravan/trailer (furnished vehicle used as a dwelling)
çekim: çoğul rulotes
eş: trêiler
köken: Borrowed from French roulotte.
De facto, esta caravana está em movimento. — Gerçekten de kervan yürüyor.
Yunancaκαραβάνι, τροχόσπιτο (nötr) /kaɾaˈvani/
caravan (convoy or procession of travelers, their vehicles and cargo and any pack animals) · throng, multitude, crowd (group of people crowded or gathered closely together)
çekim: çoğul καραβάνια · tamlayan καραβανιού
köken: Inherited from Byzantine Greek καρβάνι (karbáni), from Ottoman Turkish كروان (kervan) from Classical Persian کاروان (kārwān).
Και πραγματικά, το καραβάνι προχωράει. — Gerçekten de kervan yürüyor.
Το καραβάνι τρέχει μες στη σκόνη, Και την τρελή σου κυνηγάει σκιά.
a caravan (convoy or procession)
köken: From English caravan.
これをもって正式な創立年とする。 — O yıl kervan yola düzülür.
caravan
köken: Sino-Korean word from 隊商.
GMO 고급차에 오르라고 설득하지 — GDO kervanında birlikte.
İsveççecampingvagn, husvagn
a caravan, a camper, a trailer (used as a dwelling, towed behind another vehicle)
çekim: çoğul husvagnar · tamlayan husvagns
köken: hus (“house”) + vagn (“wagon”)
Och faktiskt, karavanen rör på sig. — Gerçekten de kervan yürüyor.
Lehçekarawana, przyczepa campingowa, przyczepa kempingowa (dişil) /ka.raˈva.na/
caravan (convoy or procession of travelers)
çekim: çoğul karawany · tamlayan karawany
köken: Borrowed from Italian caravana, from Persian کاروان (kârvân).
Faktycznie, karawana jedzie dalej. — Gerçekten de kervan yürüyor.
Hintçeकाफिला, क़ाफ़िला, कारवाँ (eril) /qɑː.fɪ.lɑː/
caravan; convoy, motorcade
çekim: çoğul क़ाफ़िले
köken: Borrowed from Classical Persian قافله (qāfila), from Arabic قَافِلَة (qāfila).
Finceasuntovaunu, karavaani, matkailuvaunu /ˈɑsuntoˌʋɑu̯nu/
camper, travel trailer (US), caravan (UK) (trailer for temporary living)
çekim: çoğul asuntovaunut · tamlayan asuntovaunun
köken: asunto (“residence”) + vaunu (“wagon”)
Teväntö on kylä Lopen kunnassa. — Kervan yolu şu an şehir içinde kalmıştır.
Çekçekaravan, karavana (eril) /ˈkaravan/
caravan (UK)
çekim: çoğul karavany · tamlayan karavanu
A opravdu karavana jede dál. — Gerçekten de kervan yürüyor.
caravan
çekim: çoğul caravane · tamlayan caravane
köken: Borrowed from French caravane, from Old French carvane, from Persian کاروان (kârvân), from Middle Persian kʾlwʾn' (kārawān). Doublet of chervan.
"Câinii latră, caravana trece." — "İt ürür, kervan yürür."
Macarcakaraván, konvoj, lakókocsi /ˈkɒrɒvaːn/
caravan
çekim: çoğul karavánok
köken: From German Karawane, from Italian carovana, from Persian کاروان (kârvân, “caravan”).
aile: karavánszeráj, a kutya ugat, a karaván halad
Kutya ugat, a karaván halad. — It ürür, kervan geçer.
İbraniceאוֹרְחָה, קָרָווָן, שיירה
ובאמת, השיירה עוברת — Gerçekten de kervan yürüyor.
Dancacampingvogn, karavane /ˈkambeŋvɔu̯ˀn/
caravan
çekim: çoğul campingvogne · tamlayan campingvogns
köken: From camping + vogn.
Nu hugges den om og afbrændes. — Kervan yakılıp yıkılır.
Endonezcekafilah /kaˈfilah/
caravan · contingent
çekim: çoğul kafilah-kafilah
köken: From Arabic قَافِلَة (qāfila, “caravan; column, convoy”).
Pesawat kebudian pecah dan terbakar. — Kervan yakılıp yıkılır.
Vietnamcathương đội /tʰɨəŋ˧˧ ʔɗoj˧˨ʔ/
caravan
köken: Sino-Vietnamese word from 商隊.
Và, thực tế, đoàn lữ hành đó đang tiếp tục tiến tới. — Gerçekten de kervan yürüyor.
Bulgarcaкарава́на, керва́н
"Кучетата си лаят, керванът си върви." — "İt ürür, kervan yürür."
Slovakçakaravána
Zem sa zrúti a zhorí. — Kervan yakılıp yıkılır.
Etimoloji
Farsça
Örnek Cümleler
İt ürür, kervan yürür.
The dogs bark, but the caravan moves on.
Onu bir kervansarayda kıstırırlar.
They hide her in a back room.
Kervanlar burada mola verirlermiş.
The Ducks Stop Here?
İki Katlı Kervansaray Dörtgen Kule
Two-Storey Caravanserai Quadrangular Tower
Tarihi kervan yolları ile geçilir.
It is traversed by historic caravan routes.
Kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdeyiz.
We're in the middle of nowhere.
Orası kuş uçmaz, kervan geçmez bir yer.
That place is in the middle of nowhere.
Kış ve yaz kervanlarını sevdikleri gibi.
United to fit out caravans winter and summer,
Tom hep "Kervan yolda düzülür" kafasında.
Tom is always winging it.
Genel olarak Kervançimeni olarak bilinir.
Generally known as Slachtersnek.
Tom kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdeydi.
Tom was in the middle of nowhere.
Bizimki bir umutsuzluk kervanı değil.'[1] ”
Ours is not a caravan of despair.[106]
İlgili / Bileşik Terimler
Genelcurlew