Así, un domingo por la tarde viene un hombre a la caja con esta hermoso joyero. — Bir pazar günü öğleden sonrasında, bir adam elinde güzel bir mücevher kutusuyla kasiyer külübeme doğru yürüdü.
Её первой работой была работа кассира в комиссариате авиабазы в 14 лет. — İlk defa 14 yaşında ABD Hava Kuvvetleri'nin bir üssünün kantinde kasiyer olarak çalışmaya başladı.
وبداخل العربة، كان يتواجد حارسان مُسلحان بالبنادق، أحدهما أمين الصندوق بالبنك والآخر مُحاسب. — Posta arabasında tüfekli iki koruma, bankanın kasiyeri ve muhasebecisi ve para vardı.
Op een zondagnamiddag komt een man mijn kassiershokje binnen met een mooie juwelendoos. — Bir pazar günü öğleden sonrasında, bir adam elinde güzel bir mücevher kutusuyla kasiyer külübeme doğru yürüdü.
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *kap- Proto-Indo-European *-yéti Proto-Indo-European *kapyéti Proto-Italic *kapjō Proto-Italic *kapsos Latin capsa Old Catalan caixabor. Old Galician-Portuguese caixa Portuguese caixa From Old Galician-Portuguese caixa, borrowed from Old Catalan caixa, from Latin capsa. Compare Sicilian caxa, Spanish caja.
aile: a toque de caixa, caixa chata, caixa clara, caixa d'água, caixa de areia, caixa de câmbio, caixa de coleta, caixa de correio, caixa de costura, caixa de entrada
O caixa era um homem muito honesto. — Kasiyer çok dürüst bir adamdı.
to cashier, discharge · to dismiss, sack, discharge
çekim: geçmiş απέταξα · ortaç αποταγμένος
köken: From Ancient Greek ἀποτάσσω (apotássō).
Έτσι μια Κυριακή απόγευμα, ένας άνδρας πλησιάζει τον πάγκο του ταμείου μου με ένα όμορφο κουτί από κόσμημα. — Bir pazar günü öğleden sonrasında, bir adam elinde güzel bir mücevher kutusuyla kasiyer külübeme doğru yürüdü.
köken: Superficially equivalent to kassa + -ör. Despite suffix normally used for French words, probably influenced by German (as with leverantör). Compare German Kassierer, Italian cassiere, English cashier, French caissier.
aile: kassörska
Inuti diligensen fanns pengarna, två vakter med gevär, bankens kassör och revisor. — Posta arabasında tüfekli iki koruma, bankanın kasiyeri ve muhasebecisi ve para vardı.
köken: Etymology tree French caissierbor. Polish kasjer Borrowed from French caissier.
Pewnego razu do kasy podchodzi mężczyzna z piękną szkatułką w ręku. — Bir pazar günü öğleden sonrasında, bir adam elinde güzel bir mücevher kutusuyla kasiyer külübeme doğru yürüdü.
to separate, part, divide · to fire, dismiss [with elative ‘from’] (to relieve of a duty) · to expel [with elative ‘from’] (to terminate the membership of)
çekim: geçmiş erottanut · şimdiki erottaisi · ulaç erottava
A tak jednoho nedělního odpoledne, přišel za mnou k pokladně muž s takovou nádhernou šperkovnicí. — Bir pazar günü öğleden sonrasında, bir adam elinde güzel bir mücevher kutusuyla kasiyer külübeme doğru yürüdü.
Într-o după-amiază, un bărbat vine la mine, la casă cu o cutie de bijuterii frumoasă. — Bir pazar günü öğleden sonrasında, bir adam elinde güzel bir mücevher kutusuyla kasiyer külübeme doğru yürüdü.
בתוך המרכבה היו שקי הכסף, שני שומרים חמושים ברובים, קופאי של הבנק וחשב הבנק. — Posta arabasında tüfekli iki koruma, bankanın kasiyeri ve muhasebecisi ve para vardı.
En søndag eftermiddag kommer en mand hen til disken med et smukt smykkeskrin. — Bir pazar günü öğleden sonrasında, bir adam elinde güzel bir mücevher kutusuyla kasiyer külübeme doğru yürüdü.
cashier, one who works at a till or receives payments
köken: From Dutch kassier, from French caissier, from French caisse.
Isi kereta pos tersebut adalah uang, dua penjaga bersenapan, seorang kasir bank, dan seorang akuntan bank. — Posta arabasında tüfekli iki koruma, bankanın kasiyeri ve muhasebecisi ve para vardı.