kırılabilir

C2 seviye
TR → EN
"kırılabilir" kelimesinin İngilizcesi: fragile, fragile. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelfragile
Genelfragile

Diğer Dillerde

Almancafragil, zerbrechlich /fʁaˈɡiːl/
fragile
çekim: karşılaştırma fragiler · üstünlük am fragilsten
Dazu könnten die stillgelegten Gleise reaktiviert werden. — Bu nedenle reaksiyonun gerçekleştiği cam kap kırılabilir.
Fransızcafragile /fʁa.ʒil/
fragile, breakable, brittle, delicate (that breaks easily) · frail · fragile, precarious, uncertain
çekim: çoğul fragiles
eş: faible, délicat, précaire
köken: Learned borrowing from Latin fragilis. Doublet of frêle.
aile: fragilement, fragiliser, fragilité
Il peut être alaisé, arraché ou coupé. — Örneğin kırılabilir ya da kesilebilir.
saule fragile
une santé fragile
un équilibre fragile
İspanyolcafrágil /ˈfɾaxil/
fragile, weak, flimsy · frail, brittle, fragile (personality trait)
çekim: üstünlük fragilísimo
köken: Borrowed from Latin fragilis.
aile: fragilidad, frágilmente, síndrome X frágil
A veces puede romperse o colapsarse o interrumpirse. — Örneğin kırılabilir ya da kesilebilir.
Rusçaло́мкий, хру́пкий
Как может Философский Камень, созданный из совершенного вещества, разбиться? — Mükemmel bir madde olması gereken bir felsefe ta,sı nasıl kırılabilir?
Arapçaهَشّ
Farsçaترد, شکننده /ˈturd/
crispy, crunchy · brittle, fragile, delicate
Azericekövrək, zərif
fragile, brittle (easily broken or destroyed) · sentimental
Kazakçaморт, осал
weak, feeble
Felemenkçebreekbaar, broos, fragiel /ˈbreːk.baːr/
breakable, fragile
çekim: karşılaştırma breekbaarder · üstünlük breekbaarst
eş: fragiel, bros, kwetsbaar, teder, delicaat, fijn
köken: From breek (“stem of breken”) + -baar.
aile: breekbaarheid
Het kan makkelijk met een mes worden gekrast. — Kırılgan bir cisim kolaylıkla kırılabilir.
breakable, fragile, easy to or having an inclination to break.
zıt: αδιάρρηκτος
köken: From διαρρηγνύω (diarrignýo) + -τός (-tós).
Τον αδυνατίζει και μπορεί να υποστεί ρήξη. — Kabuğu yumuşamış ve kırılabilir.
Japonca壊れやすい, 脆い, 脆弱な /mo̞ɾo̞i/
fragile, vulnerable, weak · easily emotionally moved
zıt: 固い, 強い
やる気を失ってしまうかもしれません 素晴らしい書き出しのための ヒントをお教えしましょう — Edebi bir analiz yazısına giriş bölümü ile başlarsanız hevesiniz kırılabilir.
Korece깨지기 쉬운, 파손주의
문학 분석에 대해서 글을 쓸 때, 서론부터 쓰기 시작하면 의욕을 잃어버릴지도 모릅니다. — Edebi bir analiz yazısına giriş bölümü ile başlarsanız hevesiniz kırılabilir.
İsveççeömtålig, skör /²ˈœmˌtoːlɪɡ/
fragile (easily broken or destroyed)
çekim: karşılaştırma ömtåligare · üstünlük ömtåligast
köken: From öm (“sore”) + tålig (“durable”).
Hur kan De Vises Sten- -det perfekta materialet, gå itu? — Mükemmel bir madde olması gereken bir felsefe ta,sı nasıl kırılabilir?
Lehçekruchy /ˈkru.xɘ/
brittle, fragile · friable · delicate, impermanent
çekim: karşılaştırma kruchszy · üstünlük najkruchszy
eş: łamliwy, wątły
köken: Etymology tree Proto-Slavic *kruxъ Polish kruchy Inherited from Proto-Slavic *kruxъ.
Jak może pęknąć kamień filozoficzny, który ma być materiałem doskonałym? — Mükemmel bir madde olması gereken bir felsefe ta,sı nasıl kırılabilir?
Ukraynacaкрихки́й, ламки́й, ломки́й
Hintçeनाज़ुक /nɑː.zʊk/
slender, delicate, slim · immature, ignorant · weak
eş: बारीक
köken: Borrowed from Classical Persian نازک (nāzuk).
वह बहुत नाज़ुक लड़की है, मगर ज़िद्दी भी है।
Fincehauras, hento, särkyvä /ˈhɑu̯rɑs/
brittle, fragile, frail, friable, crumbly, rickety (breaking easily in smaller parts, easily broken physically; weak, infirm; mentally fragile)
çekim: karşılaştırma hauraampi · üstünlük haurain
köken: From Proto-Finnic *hapras. Cognate with Estonian habras, Karelian hapras.
aile: hauraasti, haurastua, hauraus, haurea, antihauras, epähauras, haurashapero, haurasmurtuma, haurasrakenteinen, kuumahauras
Haprakynsisammal katkeilee kärjistään helposti. — Kırılgan bir cisim kolaylıkla kırılabilir.
Çekçekřehký /ˈkr̝̊ɛxkiː/
fragile
çekim: karşılaştırma křehčejší · üstünlük nejkřehčejší
eş: lámavý, nepevný, zlomitelný, prolomitelný, subtilní, něžný
köken: Inherited from Proto-Slavic *krěxъkъ.
aile: křehkost
Macarcatörékeny /ˈtøreːkɛɲ/
fragile, frail, delicate, brittle, breakable
çekim: karşılaştırma törékenyebb · üstünlük legtörékenyebb
köken: tör (“to break”) + -ékeny (adjective-forming suffix denoting ability or tendency)
aile: törékenyen, törékenység
A hímek ingerlés hatására támadhatnak. — Kaba kuvvet saldırısı ile kırılabilir.
İbraniceשביר
brittle
אם תנסו להתחיל את הניתוח הספרותי בהקדמה, יתכן שתתקלו בקשיים. — Edebi bir analiz yazısına giriş bölümü ile başlarsanız hevesiniz kırılabilir.
Latincefragilis /ˈfra.ɡɪ.lɪs/
fragile, brittle, easily broken, breakable · weak, frail, flimsy, perishable
çekim: karşılaştırma fragilior
köken: From Proto-Italic *fragelis. Equivalent to frangō (“break, shatter”) + -ilis (“-ile”).
aile: fragilitās, īnfragilis
fragile
çekim: karşılaştırma skrøbeligere · üstünlük skrøbeligst
zıt: solid, robust
köken: From Swedish skröplig. Compare Old Norse skrjúpr.
aile: skrøbelighed
Hvordan kan De Vises Sten - - gå i stykker? — Mükemmel bir madde olması gereken bir felsefe ta,sı nasıl kırılabilir?
Norveççeskjør
Endonezcerapuh /ˈra.puh/
fragile, brittle, crunchy; crumbles or breaks easily, fluid (of a situation) · delicate, weak, tender (of the heart) · subtle
çekim: karşılaştırma lebih rapuh · üstünlük paling rapuh
köken: Inherited from Malay rapuh, from Classical Malay راڤوه (rapuh), from Proto-Malayo-Polynesian *ʀapuq.
aile: dirapuhkan, kerapuhan, merapuhkan, perapuh
Hati-hati, kayu itu rapuh
Meski 'ku rapuh dalam langkah / Kadang tak setia kepada-Mu.
Vietnamcadễ bể, dễ vỡ
Nó xả khi cắt hoặc bị hỏng. — Örneğin kırılabilir ya da kesilebilir.
Bulgarcaкрехък, трошлив, чуплив /ˈkrɛxɐk/
brittle, fragile, frail · lean, tender (for meat)
çekim: karşılaştırma по́-кре́хки · üstünlük на́й-кре́хки
köken: From Proto-Slavic *krěxъkъ. Formed from an earlier крѣхъ (krěh) + -ък (-ǎk). Cognate with Czech křehký.
Slovakçakrehký
Slovencekrhek

Örnek Cümleler

Cam kırılabilir.
Glass is breakable.
Masanın üstüne oturma. Kırılabilir.
Don't sit on the table. It could break.
Ağır vakalarda çatlaklar oluşabilir ya da kırılabilir.
In severe cases, cracks can form or it can snap apart.
Kafatası kemikleri şart olmamakla beraber kırılabilir.
The skull can be fractured, but not necessarily.
İntikamın sonsuz döngüsü sadece affedilerek kırılabilir.
The endless cycle of revenge can only be broken by forgiveness.
Eşyalarına daha fazla dikkat etmezsen bazıları kırılabilir.
If you're not more careful with your things, some of them may get broken.
Posiyonel olarak disülfid bağları indirginme ile kırılabilir.
Optionally, disulfide bridges can be cleaved by reduction.
Kırılabilir bu parçalar bütün risklere karşı sigortalanmalıdır.
These fragile items must be insured against all risks.
Bazı "kırılabilir" epoksi yapıştırıcılar AP süspansiyonu içerir.
Some "breakable" epoxy adhesives contain suspensions of AP.
Edebi bir analiz yazısına giriş bölümü ile başlarsanız hevesiniz kırılabilir.
If you begin writing a literary analysis with the introduction, you may be discouraged.
Bazen kırılabilir fonksiyonlar için tasarlanmış kırılabilirlik işlemi kullanılır.
Sometimes engineered frangibility is used for break-away functions.
Örneğin, bir Gnaar'ın göz küresi çıkartabilir veya bir Antaresian Örümceği'nin kabuğu kırılabilir.
For example, a Gnaar's eyeball can be ripped out or an Antaresian Spider's shell can be broken.
kırılabilir ile daha fazla örnek cümle →