Ana içeriğe geç
Sözlük
/
fidye

fidye

noun
C1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"fidye" kelimesinin İngilizcesi: ransom, ransom, ransom, ransom. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Dinransomnoun
Genelransom
Genelransom
Genelransom

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)fidyeyi
Yönelme (-e)fidyeye
Bulunma (-de)fidyede
Çıkma (-den)fidyeden
Tamlayan (-in)fidyenin
Çoğul (-ler)fidyeler

Tanım

isim: Tutsak edilen veya rehin alınan bir kimsenin serbest bırakılması için istenen para; kurtulmalık, fidyeinecat

Diğer Dillerde

to trigger, to initiate, to cause · to ransom
çekim: geçmiş löste aus · ortaç ausgelöst · şimdiki löst aus · ulaç auslösend
eş: einleiten, veranlassen
köken: aus- + lösen
aile: Auslöser, Auslösung
Die Mannschaft wurde ausbezahlt und entlassen.Fidyesi ödendi ve serbest bırakıldı.
Fransızcarançon, rançonner (dişil) /ʁɑ̃.sɔ̃/
ransom · flipside, other side of the coin
çekim: çoğul rançons
köken: Inherited from Old French rençon, raençon, inherited from Latin redemptiōnem. Doublet of rédemption.
aile: logiciel de rançon, rançonner
"Si vous voulez votre rançon venez la chercher."Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın.
İspanyolcapagar la extorsión por, rescatar, rescate /reskaˈtaɾ/
to rescue
çekim: geçmiş rescaté · ortaç rescatado · şimdiki rescata
köken: Inherited from Vulgar Latin *reexcaptāre, from Latin captāre. Compare English rechase and recatch.
aile: rescatador, rescate
En sentido literal los zasuules no son técnicamente entrenadores.Fidye yazılımları teknik olarak virüs değildir.
İtalyancariscatto (eril) /risˈkat.to/
redemption · liberation pegged to the payment of a ransom · a ransom (money paid)
çekim: çoğul riscatti
eş: pagamento, recupero, svincolo, affrancamento, liberazione, riabilitazione
köken: Deverbal from riscattare + -o.
aile: patto di riscatto, diritto di riscatto, case a riscatto
Venne assolto e rilasciato.Fidyesi ödendi ve serbest bırakıldı.
"Хотите выкуп - приходите и заберите его."Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın.
" ان اردتم فديتكم .. تعالوا وخذوها .."Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın.
Farsçaفدیه
Felemenkçelosgeld (nötr)
ransom, ransom money
çekim: çoğul losgelden
köken: Root of lossen (“to let go, release”) + geld (“money”)
Kom je losgeld maar halen."Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın.
Wie losgeld betaalt moet beseffen dat hij gijzeling letterlijk lonend maakt
Portekizcepagar resgate, resgate (eril) /ʁezˈɡa.t͡ʃi/
rescue · ransom
çekim: çoğul resgates
köken: Borrowed from Spanish rescate.
Ele pagou a fiança e foi liberado.Fidyesi ödendi ve serbest bırakıldı.
Yunancaλύτρα, λυτρώνω (nötr) /liˈtɾa/
ransom, payment made for someone's release
çekim: çoğul λύτρων · tamlayan λύτρων
köken: Learnedly, from Ancient Greek λύτρα (lútra), plural of λύτρον (lútron).
Οι υπόλοιποι αιχμάλωτοι αφέθηκαν σταδιακά ελεύθεροι, πληρώνοντας λύτρα.Soylular ise fidye karşılığı serbest bırakıldı.
Japonca身代金 /mʲino̞ɕiɾo̞kʲĩɴ/
ransom
köken: 身(み) (mi) + の (no) + 代(しろ) (shiro) + 金(きん) (-kin)
ここで待っている」というメッセージを出しました。"Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın.
誘拐犯は身代金を要求した。
Korece몸값 /mo̞mk͈a̠p̚/
ransom · price of a body for sale · value of a person
köken: 몸 (mom) + -ㅅ- (-s-) + 값 (gap).
"몸값을 원하면 와서 가져가라."Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın.
폭력배들이 몸값을 노리고 그 사람을 납치한 것으로 추정하고 있다.
팀이 우승하면 선수들의 몸값도 따라 올라간다.
İsveççelösen, lösensumma /ˈløːsɛn/
ransom · password
çekim: tamlayan lösens
köken: From Old Swedish lø̄sn, from Old Norse lausn from Proto-Germanic *lausīniz. Cognate of Danish løsen and Icelandic lausn.
aile: lösenord, lösensumma
Provåker man får man en gratispresent.Soylular ise fidye karşılığı serbest bırakıldı.
Lehçeodkupić, odkupywać, okup /ɔtˈku.pit͡ɕ/
to buy from someone else · to buy back, to buy something one previously owned · to buy a replacement for something someone has lost
çekim: geçmiş odkupiono
köken: From od- + kupić. Sense 5 is a semantic loan from Latin redimō.
aile: odkup, odkupiciel, odkupienie
"Jeżeli chcecie odebrać okup, przyjdźcie po niego."Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın.
Ukraynacaви́куп
"Хочете викуп - приходьте і заберіть його."Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın.
ransom
köken: Sanskritic formation from मुक्ति (mukti, “freedom, liberty”) + धन (dhan, “money”). Coined by Munshi Premchand.
Fincelunnaat, lunnasraha, maksaa lunnaat /ˈlunːɑːt/
ransom
çekim: çoğul lunnaiden · tamlayan lunnaiden
köken: From Proto-Finnic *lunas, borrowed from Proto-Germanic *lunaz (“ransom”).
aile: lunnasraha, lunnasrahat, lunnassumma, lunnasvaatimus, morsiuslunnaat
"Jos haluatte lunnasrahat, tulkaa hakemaan ne."Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın.
Çekçevykoupit, výkupné /ˈvɪkou̯pɪt/
to ransom · to redeem · to buy out
çekim: geçmiş vykoupivše · ortaç vykoupila · şimdiki vykoupí
eş: spasit, zachránit, skoupit
köken: From vy- + koupit.
aile: vykoupení, výkup, výkupné
"Jestli chcete výkupné, tak si pro něj přijďte."Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın.
Macarcaváltságdíj /ˈvaːlt͡ʃaːɡdiːj/
ransom (money paid for the freeing of a hostage)
çekim: çoğul váltságdíjak
köken: váltság + díj
Öt dollár büntetést fizettek, és szabadon engedték őket.Fidyesi ödendi ve serbest bırakıldı.
אם אתם רוצים את הכופר שלכם, בואו לקחת אותו."Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın.
Latincepretium, redimō /ˈprɛ.ti.ũː/
worth, price, value, cost · pay, hire, wage · reward
çekim: çoğul pretia · tamlayan pretiī
köken: From Proto-Italic *pretjom, from Proto-Indo-European *pr-é-ti ~ *pr-ó-ti, from *per- (“in front”) perhaps in the meaning of “equivalence, recompense, compensation”. Compare Proto-Slavic *protivъ (“contrary, against”), Ancient Greek πρός (prós) from older προτί (protí, “in the direction of, towards, near”), Sanskrit प्रति (prati, “towards, near; against”).
aile: appretiō, manupretium, pretiō, pretiōsus
Quem mihi dabis quī aliquod pretium temporī pōnat, quī diem aestimet, quī intellegat sē cotīdiē morī?
Dancaløsesum
ransom
çekim: çoğul løsesummer · tamlayan løsesums
"Hvis i vil have jeres løsesum, så kom og hent den."Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın.
Norveççeløsepenger
og han skal forløse Israel fra alle dets misgjerninger.İsrail'i bütün suçlarından Fidyeyle O kurtaracaktır.
Endonezcetebusan /təˈbusan/
ransom: · a sum paid for discharge of the offender
çekim: çoğul tebusan-tebusan
eş: tauran
köken: tebus + -an.
aile: tebusan darah
Ia diadili dan dibebaskan setelah membayar denda.Fidyesi ödendi ve serbest bırakıldı.
Не издава нищо и е освободен.Fidyesi ödendi ve serbest bırakıldı.
Slovakçavýkup
A on vykúpi Izraela zo všetkých jeho neprávostí.İsrail'i bütün suçlarından Fidyeyle O kurtaracaktır.
Slovenceodkupnina
In on odreši Izraela vseh krivic njegovih.İsrail'i bütün suçlarından Fidyeyle O kurtaracaktır.
Litvancaišpirka
Jo grobis siekė 400 tūkst. aukso luitų.Teröristlerin benden istediği 400 bin lira fidye çok büyük para idi.

Etimoloji

From Ottoman Turkish فدیه (fidye), from Arabic فِدْيَة (fidya).

Örnek Cümleler

Tom fidyeyi ödedi.
Tom paid the ransom.
Fadıl bir fidye mektubu aldı.
Fadil received a ransom note.
Tom fidyeyi ödemeyi reddetti.
Tom refused to pay the ransom.
Sami, fidye için insanları kaçırdı.
Sami kidnapped people for ransom.
"Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın.
"If you want your ransom come and get it.
Tom fidyeyi ödemeyi kabul etti hemen.
Tom immediately agreed to pay the ransom.
Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.
So We ransomed him for a great sacrifice,
Ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.
So We ransomed him for a great sacrifice,
Ve ona büyük bir kurbanı fidye olarak verdik.
So We ransomed him for a great sacrifice,
Ve ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.
So We ransomed him for a great sacrifice,
Ve fidye olarak ona büyük bir kurbanlık verdik.
So We ransomed him for a great sacrifice,
Her türlü fidyeyi verse de ondan kabul edilmez.
It has no helper or intercessor besides God.
fidye ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelransomware
Birleşik Kelimeler
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod