Gaspçı iki milyon dolarlık bir fidye talep etti.The hijacker demanded a ransom of two million dollars.
Tom fidye ödemek için bankadan üç yüz bin dolar çekti.Tom withdrew three hundred thousand dollars from the bank to pay the ransom.
Tom fidyeyi ödemeyi reddetti.Tom refused to pay the ransom.
Tom ve Mary kızlarının serbest bırakılması için bir fidye ödemeyi kabul etti.Tom and Mary agreed to pay a ransom to have their daughter released.
Fidye karşılığı Tom'u kaçıranlara teslim edilmeden önce çalındı.The ransom money was stolen before it was delivered to Tom's kidnappers.
Çete 100.000 dolar fidye için Tom'u serbest bırakmayı kabul etti.The gang agreed to release Tom for a ransom of $100,000.
Fadıl bir fidye mektubu aldı.Fadil received a ransom note.
Sami, fidye için insanları kaçırdı.Sami kidnapped people for ransom.
Tom fidyeyi ödedi.Tom paid the ransom.
Tom fidyeyi ödemeyi kabul etti hemen.Tom immediately agreed to pay the ransom.
Fidyecilerin kendisini kilitlediği odadan kaçmayı başardı.He managed to escape from the room where his kidnappers had kept him locked up.
Baranov, kalan yerleşimcilerin güvenli dönüşü için 10.000 ruble fidye ödemek zorunda kalmıştır.Baranov was forced to levy 10,000 rubles in ransom for the safe return of the surviving settlers.
Antlaşmaya uygun olarak Bizanslılar, her bir Rus botu için on iki grivna fidye ödediler.Pursuant to the treaty, the Byzantines paid a tribute of twelve grivnas for each Rus' boat.
Korsanlar genellikle insanları fidye için kaçırırlardı.The pirates usually kidnapped people for ransom.
Aksi takdirde, cihazı kilitlemeye ve fidye istemeye devam etmektedir.Otherwise, it proceeds on to lock the device and demand ransom.
İkisi beraber 2015 ve 2016 arasındaki mobil fidye virüslerinin %93’ünü oluşturmaktadır.They represented over 93% of mobile ransomwares between 2015 and 2016.
Zor kullanan fidye virüsü örnekleri Mayıs 2005'te yaygın hale gelmiştir.Examples of extortionate ransomware became prominent in May 2005.
Kaçıranlar çocuğu sağ salim teslim etmek için 17 Milyon Dolar fidye istediler.The bandit leader demands $10,000 for the safe return of the boy.
Symantec fidye virüsü saldırılarını en tehlikeli siber tehdit olarak sınıflandırmıştır.Symantec has classified ransomware to be the most dangerous cyber threat.
Suphal 400.000 dirhem gümüş fidye ödedikten sonra serbest bırakıldı.He received £400,000 compensation after the accident.
Yahudi femisintler bunu "fidye" olarak yorumlarlar.Jewish Groups Claim Victory.
Korsanlar ve haydutlar, ele geçirdiklerinin statüsü elveriyorsa fidye talebinde bulunurlardı.Pirates and brigands would demand ransom whenever the status of their catch warranted it.
Ailesinden ilgi görmek isteyen kız, gence kendisini fidye karşılığı kaçırmasını söyler.The boy refuses to say, so the girl offers him a penny for his thoughts.
Kartaca, elindeki savaş esirlerini fidye talep etmeden serbest bırakacaktır.Morocco claims it no longer holds any prisoners of war.
Kullanıcıya, asimetrik şifreli metni ve fidyeyi nasıl ödeyeceğini belirten bir mesaj gösterir.It puts up a message to the user that includes the asymmetric ciphertext and how to pay the ransom.
18 Ocak 1902'de Bansko'da İç Makedon Devrimci Örgütü'ne 14,000 lira fidye ödendi.IMARO was paid a ransom of 14,000 Turkish gold liras on 18 January 1902 in Bansko.
"Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın."If you want your ransom come and get it.
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.none of them can by any means redeem his brother, nor give God a ransom for him.
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.For the redemption of their life is costly, no payment is ever enough,
İsrail'i bütün suçlarından Fidyeyle O kurtaracaktır.He will redeem Israel from all their sins.
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.He won't regard any ransom, neither will he rest content, though you give many gifts.
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.The ransom of a man's life is his riches, but the poor hear no threats.
Kötü kişi doğru kişinin fidyesidir, Hain de dürüstün.The wicked is a ransom for the righteous; the treacherous for the upright.
‹‹İsrailin Tanrısı Rabbe övgüler olsun! Çünkü halkının yardımına gelip onları fidyeyle kurtardı."Blessed be the Lord, the God of Israel, for he has visited and worked redemption for his people;
Ve fidye olarak ona büyük bir kurbanlık verdik.So We ransomed him for a great sacrifice,
Bugün artık ne sizden, ne de inkar edenlerden fidye alınmaz, varacağınız yer ateştir.So no ransom will be accepted of you on this day, or of those who refused to believe.
Suçlu ister ki o günün azabından (kurtulmak için) fidye versin: Oğullarını,The sinner would like to ransom himself from the torment of that Day by offering his sons,
Ve ona büyük bir kurbanı fidye olarak verdik.So We ransomed him for a great sacrifice,
Artık bugün sizden herhangi bir fidye alınmaz ve inkar edenlerden de..So no ransom will be accepted of you on this day, or of those who refused to believe.
Bir suçlu-günahkar, o günün azabına karşılık olmak üzere, oğullarını fidye olarak vermek ister;The sinner would like to ransom himself from the torment of that Day by offering his sons,
Ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.So We ransomed him for a great sacrifice,
Ve ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.So We ransomed him for a great sacrifice,
Artık bundan sonrası ya bir bağışlama ya bir fidyedir. Nihayet, harp, ağırlıklarını yere bırakır.Then either free them graciously or after taking a ransom, until war shall have come to end.
Bugün artık ne sizden fidye alınır ne de küfre sapanlardan. Varacağınız yer ateştir.So no ransom will be accepted of you on this day, or of those who refused to believe.
Suçlu, o günün azabından kurtulmak için oğullarını fidye vermeyi bile ister.The sinner would like to ransom himself from the torment of that Day by offering his sons,
Ve yeryüzündeki insanların tümünü fidye verip kendisini kurtarmayı ister.And all those who are on the earth, to save himself.
Savaş sona erince de artık ya karşılıksız veya fidye karşılığı salıverin.Then either free them graciously or after taking a ransom, until war shall have come to end.
Ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye olarak versin de, tek kendini kurtarsın.And all those who are on the earth, to save himself.
Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.So We ransomed him for a great sacrifice,
Bugün artık ne sizden ne de inkar edenlerden fidye kabul edilir, varacağınız yer ateştir.So no ransom will be accepted of you on this day, or of those who refused to believe.
Suçlu o günün azabından kurtulmak için fidye vermek ister; oğullarını,The sinner would like to ransom himself from the torment of that Day by offering his sons,
Oruç tutamayanlara fidye gerekir. Fidye bir fakiri doyuracak miktardır.For the good they do with a little hardship is better for men.
“Bugün artık ne sizden, ne de kâfirlerden kurtuluş fidyesi kabul edilmez. Varacağınız yer ateştir.So no ransom will be accepted of you on this day, or of those who refused to believe.
Ve biz ona fidye olarak büyük bir kurban verdik.So We ransomed him for a great sacrifice,
Sonunda üstün geldiğinizde onları esir alın; onları ya karşılıksız veya fidye karşılığında salın.Then either free them graciously or after taking a ransom, until war shall have come to end.
Bugün ne sizden ne de inkar edenlerden bir fidye kabul edilmez.So no ransom will be accepted of you on this day, or of those who refused to believe.
Suçlu, o günün azabından kurtulmak için fidye vermek ister: Oğullarını,The sinner would like to ransom himself from the torment of that Day by offering his sons,
Ondan sonra artık ya lutfen bırakır veya karşılığında fidye alırsınız.That ye shall do.
Her türlü fidyeyi verse bile kendisinden kabul edilmez.Those are they who are given up to perdition for that which they have earned.
Her kim de hayrına fidyeyi artırırsa, hakkında daha hayırlıdır.But whoever does good of his own accord, it is better for him.