duyulmak
/du.juɫˈmak/
verb
TR → EN
"duyulmak" kelimesinin İngilizcesi: transpire. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneltranspire
Çekim Tablosu
Geniş zamanduyulamam
Şimdiki zamanduyulabiliyor
Gelecek zamanduyulacak
Geçmiş zamanduyulamadı
Şartduyulamasa
Gereklilikduyulamamalı
Emirduyul
Tanım
•Duyma işine konu olmak; işitilmek
Diğer Dillerde
Fransızcatranspirer /tʁɑ̃s.pi.ʁe/
to transpire · to perspire, sweat
çekim: geçmiş transpiré · ortaç transpiré · şimdiki transpire · ulaç transpirant
eş: suer, suinter
köken: Borrowed from Medieval Latin trānspirāre, from Latin trāns + spiro.
aile: transpirer à grosses gouttes
Soudain, le couple entend un bruit étrange. — Tüyler ürpertici acayip sesler duyulmaktadır.
Rusçaслышаться, чувствоваться, ощущаться, восприниматься /ˈsɫɨʂət͡sə/
to be heard · to be felt, to be smelled · passive of слы́шать (slýšatʹ)
çekim: geçmiş слы́шавшийся · ortaç слы́шавшийся · şimdiki слы́шится · ulaç слы́шащийся
eş: звучать, раздаваться, доноситься, чувствоваться
köken: слы́шать (slýšatʹ) + -ся (-sja)
Щелчки — характерные звуки. — Tüyler ürpertici acayip sesler duyulmaktadır.
Вдали́ слы́шалось чьё-то пе́ние.
По́лосы в не́бе — там вы́ше, светле́й. Слы́шатся сту́ки трамва́йных путе́й
Yunancaμαθεύομαι /maˈθe.vo.me/
to transpire, become known · to become known, publicised, to be rumoured
çekim: geçmiş μαθεύτηκε · şimdiki μαθεύεται
köken: From the stem μαθ- of μαθαίνω (mathaíno, “learn”) + suffix -εύομαι (compare λαθεύω (lathévo, “make mistake”).
Σπάνια απαιτούνται μεταγγίσεις αίματος. — Kan transfüzyonlarına nadiren ihtiyaç duyulmaktadır.
Τα νέα μαθεύονται γρήγορα.
Δεν μαθεύτηκε τίποτα, το κρατούν όλοι επτασφράγιστο μυστικό.
see: μαθεύεται (mathévetai), μαθεύτηκε (mathéftike)
Japonca明らかになる, 発散する
ふと異様な物音がひびく。 — Tüyler ürpertici acayip sesler duyulmaktadır.
Lehçeokazać się, okazywać się, transpirować
Podczas przesłuchania doznał drugiego zawału. — Diyastol esnasında ikinci kalp sesi duyulmaktadır.
Finceerittää, haihduttaa, huokua, käydä ilmi, paljastua, tulla ilmi /ˈeritːæːˣ/
to secrete · to excrete · synonym of erottaa (“to separate”)
çekim: geçmiş erittänyt · şimdiki erittäisi · ulaç erittävä
köken: eritä + -ttää. Originally “to separate”; modern sense “to secrete, excrete” was coined by Finnish physician and translator Wolmar Schildt in 1844.
aile: erite, eritys, eritellä, passive, reflexive erittyä
Tarvitset hakemuksen liitteeksi lääkärin B-lausunnon. — Başvuru formunun eki olarak, hekimden alınacak B-raporuna gereksinim duyulmaktadır.
Macarcaáraszt, kiad, kibocsát, kiderül, kigőzölögtet, kipárologtat /ˈaːrɒst/
to cause to flood · to radiate, emit, emanate
çekim: geçmiş árasztottak
köken: From ár (“flood”) + -aszt (verb-forming suffix).
aile: árasztás, eláraszt, kiáraszt, megáraszt, túláraszt
Vérátömlesztésre ritkán van szükség. — Kan transfüzyonlarına nadiren ihtiyaç duyulmaktadır.
Tavaszi szél vizet áraszt, virágom, virágom.
Vietnamcathoát hơi nước
Katalancatranspirar
Etimoloji
From Ottoman Turkish دویولمق. By surface analysis, duy- + -ul.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Duyulmak istiyorum.
I want to be heard.
Saygı duyulmak istiyorum.
I want to be respected.
Tom saygı duyulmak istiyor.
Tom wants to be respected.
Duyulmak için bağırmak zorunda kaldım.
I had to shout in order to be heard.
Tom duyulmak için bağırmak zorunda kaldı.
Tom had to shout to be heard.
Duyulmak için yeterince yüksek sesle konuşun.
Speak loud enough to be heard.
Tüyler ürpertici acayip sesler duyulmaktadır.
Suddenly, they hear a strange loud sound.
Bugün kan bağışçılarına ihtiyaç duyulmaktadır.
Blood donors are needed today.
Kan transfüzyonlarına nadiren ihtiyaç duyulmaktadır.
Blood transfusions are rarely required.
Chris Rock'unsa her bolümde sadece sesi duyulmaktadır.
All tracks by Chris Rock, except where noted.
Albümde Waters'ın yaptığı bazı konuşmalar da duyulmaktadır.
What album covers say about Seattle.
Herkes tarafından duyulmak için yeterince yüksek sesle konuştum.
I spoke in a voice loud enough to be heard by everyone.
Birleşik Kelimeler
duyulan geçmiş zaman