duyulmak ile cümle
duyulmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Herkes tarafından duyulmak için yeterince yüksek sesle konuştum.I spoke in a voice loud enough to be heard by everyone.
Tom saygı duyulmak istiyor.Tom wants to be respected.
Duyulmak istiyorum.I want to be heard.
Duyulmak için yeterince yüksek sesle konuşun.Speak loud enough to be heard.
Tom duyulmak için bağırmak zorunda kaldı.Tom had to shout to be heard.
Duyulmak için bağırmak zorunda kaldım.I had to shout in order to be heard.
Tom çok sessizce konuştu ama duyulmak için yeterince yüksek sesle konuştu.Tom spoke very quietly, but loud enough to be heard.
Bugün kan bağışçılarına ihtiyaç duyulmaktadır.Blood donors are needed today.
Saygı duyulmak istiyorum.I want to be respected.
Bir pilot olan Nick Mason'ın da sesi şarkının ortalarında duyulmaktadır.Also an avid pilot, drummer Nick Mason's voice can be heard at around the middle of the song.
Kan transfüzyonlarına nadiren ihtiyaç duyulmaktadır.Blood transfusions are rarely required.
Tüyler ürpertici acayip sesler duyulmaktadır.Suddenly, they hear a strange loud sound.
Albümde Waters'ın yaptığı bazı konuşmalar da duyulmaktadır.What album covers say about Seattle.
Çünkü, ateşleme sırasında çıkan ses, bu mesafeden duyulmaktadır.Sometimes we can hear shooting in the distance.
Chris Rock'unsa her bolümde sadece sesi duyulmaktadır.All tracks by Chris Rock, except where noted.
Avrupa'nın en eski demokrasilerinden biri olan İsviçre'de insan haklarına çok saygı duyulmaktadır.Human rights are largely respected in Switzerland, one of Europe's oldest democracies.
Bazen duyulmak için sessiz olmak gerekir.Manchmal muss man schweigen, um gehört zu werden.
Kan transfüzyonlarına nadiren ihtiyaç duyulmaktadır.Vollblut wird nur sehr selten zur Bluttransfusion verwendet.
Hastaların sadece küçük bir bölümünde cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmaktadır.Ein Teil der Patienten benötigt im Verlauf einen Rollstuhl.
Filmde kendisini görünmez, yalnızca sesi duyulmaktadır.Allerdings ist ihre eigene Stimme im Film nicht zu hören.
Tarımda sulamaya oldukça ihtiyaç duyulmaktadır.Er stellt Wasser für die Bewässerung in der Landwirtschaft zur Verfügung.
Görüntülerde kalabalığın içinden bir adamın "Öldürün onu!" diye bağırdığı duyulmaktadır.Plötzlich habe er sie auf der Straße „Mord, Mord!“ schreien hören.
Saygı duyulmak ister misiniz? Saygıdeğer insanlarla yaşayın.Voulez-vous être estimé ? Vivez avec des personnes estimables.
Bir pilot olan Nick Mason'ın da sesi şarkının ortalarında duyulmaktadır.On peut toutefois entendre la voix du batteur Nick Mason vers le milieu de la chanson.
Joni Mitchell'in "Big Yellow Taxi" adlı şarkısında üçgen çalgı çok duyulmaktadır.Il comprend une reprise de la chanson Big Yellow Taxi de Joni Mitchell.
Tüyler ürpertici acayip sesler duyulmaktadır.Soudain, le couple entend un bruit étrange.
Bu nedenle sağlık kurumları yöneticilerine büyük gereksinme duyulmaktadır.C’est celui que les officiers d’administration font saluer.
Sabiilere göre yıldızlar meleklerin yurdu idi ve bu sebeple yıldızlara saygı duyulmaktaydı.Otra interpretación de la escalera acentúa el hecho de que los ángeles primero ascienden y luego descienden.
Bir pilot olan Nick Mason'ın da sesi şarkının ortalarında duyulmaktadır.También se puede escuchar la voz del baterista Nick Mason, un buen aviador, en el medio de la canción.
Organizasyonlarda sorunların çözümünde, bir takım çalışmasına ihtiyaç duyulmaktadır.En la resolución de problemas se requiere el trabajo en equipo y la cooperación.
Tüyler ürpertici acayip sesler duyulmaktadır.De repente, la pareja oye un ruido extraño...
Kan transfüzyonlarına nadiren ihtiyaç duyulmaktadır.In rari casi può rendersi necessaria una trasfusione di sangue.
Tüyler ürpertici acayip sesler duyulmaktadır.Il sound mi suona davvero troppo strano.
Hastaların sadece küçük bir bölümünde cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmaktadır.Solo una piccola percentuale necessita di un intervento chirurgico.
Joni Mitchell'in "Big Yellow Taxi" adlı şarkısında üçgen çalgı çok duyulmaktadır.Contiene delle parti campionate dalla canzone Big Yellow Taxi di Joni Mitchell, scritta dalla Mitchell.
İnanç, herhangi bir kanıta gerek duyulmaksızın hissedilen güvendir.Вера - это уверенность без доказательств.
Tom çok sessizce konuştu ama duyulmak için yeterince yüksek sesle konuştu.Том говорил очень медленно, но он говорил довольно громко, чтобы они слышали.
Bu yüzden de oyunu oynamak için internet bağlantısına ihtiyaç duyulmaktadır.Для игры требуется соединение с Интернетом.
Modellemenin nerede hatalı olduğunu keşfetmek için daha derin araştırmalara gereksinim duyulmaktadır.Для определения того, в каких случаях модель перестаёт быть корректной, требуются дополнительные исследования.
Kan transfüzyonlarına nadiren ihtiyaç duyulmaktadır.В редких случаях применяют переливание крови.
Tüyler ürpertici acayip sesler duyulmaktadır.Щелчки — характерные звуки.
Hastaların sadece küçük bir bölümünde cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmaktadır.ما يقرب من نصف هؤلاء المرضى يحتاجون للجراحة.
Diyastol esnasında ikinci kalp sesi duyulmaktadır.الانقسام الوظيفي للصوت القلب الثاني.
Görüntülerde kalabalığın içinden bir adamın "Öldürün onu!" diye bağırdığı duyulmaktadır.ويصرخ رجلٌ بشكلٍ واضح "اقتلوها!".
Bir pilot olan Nick Mason'ın da sesi şarkının ortalarında duyulmaktadır.O baterista Nick Mason, também aviador gravou vocais falados no meio da obra.
Bu sokakta her bardan farklı müzikler duyulmaktadır.Na rua estão localizados diversos bares com música ao vivo.
Kendisine korkuyla karışık saygı duyulmaktadır.Ele se assusta com seu próprio susto.
Kan transfüzyonlarına nadiren ihtiyaç duyulmaktadır.São raros os casos em que a doença é transmitida por via de transfusão de sangue.
Çoğunlukla küçük müdahalelere ihtiyaç duyulmaktadır.Veelal ging het dan om kleine ingrepen.
Kan transfüzyonlarına nadiren ihtiyaç duyulmaktadır.Bij miltsequestratie wordt veelvuldig gebruikgemaakt van bloedtransfusies.
Sabiilere göre yıldızlar meleklerin yurdu idi ve bu sebeple yıldızlara saygı duyulmaktaydı.We zien het firmament waarvan engelen bovenuit stijgen om zielen naar God in de hemel brengen.
Çünkü, ateşleme sırasında çıkan ses, bu mesafeden duyulmaktadır.Donder is het geluid dat tijdens onweer gehoord wordt door de ontlading van de bliksem.
Albümün sonunda ise bir hata ile çok az bir şekilde The Beatles'ın "Ticket To Ride" duyulmaktadır.Aan het eind is op de achtergrond een fragment te horen van Ticket to Ride van The Beatles.
Diyastol esnasında ikinci kalp sesi duyulmaktadır.Podczas przesłuchania doznał drugiego zawału.
Hastaların sadece küçük bir bölümünde cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmaktadır.Endast en liten andel av de drabbade behöver kirurgiska ingrepp.
Bu nedenle, bir diskin bozulmadan kalması için, diski sürekli yenilemek için bir işleme ihtiyaç duyulmaktadır.För att en skiva ska förbli intakt, behövs därför en process som kontinuerligt fyller på skivan.
Organizasyonlarda sorunların çözümünde, bir takım çalışmasına ihtiyaç duyulmaktadır.För att nå sina mål behöver en organisation en strategi.
Çoğunlukla küçük müdahalelere ihtiyaç duyulmaktadır.Det förekommer vanligtvis lite interaktion mellan dessa grupper.
Tüyler ürpertici acayip sesler duyulmaktadır.Видають характерні свистячі звуки.
Bu nedenle, bir diskin bozulmadan kalması için, diski sürekli yenilemek için bir işleme ihtiyaç duyulmaktadır.Тому, щоб диск залишився, потрібно його постійне поповнення.