Ana içeriğe geç
Sözlük
/
dikiz

dikiz

/diˈciz/
noun
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"dikiz" kelimesinin İngilizcesi: peek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelpeeknoun

Görsel

kırmızı alfa romeo spor araba yan detayı ve karbon fiber dış dikiz aynası

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)dikizi
Yönelme (-e)dikize
Bulunma (-de)dikizde
Çıkma (-den)dikizden
Tamlayan (-in)dikizin
Çoğul (-ler)dikizler

Tanım

isim, argo: gözetleme

Diğer Dillerde

to look, to direct one's gaze at something · to watch, to direct one's gaze at something for some time · to look, to have a certain facial expression
çekim: geçmiş guckte · ortaç geguckt · şimdiki guckt · ulaç guckend
eş: schauen, kucken, blicken, lugen, sehen, dreinschauen
köken: From Middle High German gücken, guggen (“to look inquisitively, peek, peer”), of uncertain origin. Perhaps from a specialised use of Middle High German gücken, gucken (“to cuckoo, call or cry like a cuckoo”), from Old High German guckōn, gukkōn (“to cuckoo”). The pronunciation (and spelling) with k- is commonly explained as an influence of German Low German kieken (from Middle Low German kîken).…
aile: abgucken, angucken, aufgucken, ausgucken, begucken, dahintergucken, durchgucken, ferngucken, Gucker, Guckfenster
Läden mit Sandwiches zum Mitnehmen, Filmentwicklung-Sofortservice, Peep-Shows und Krawattenläden.Sandviç dükkanları film banyo dükkanları dikiz şovları ve kravat dükkanları.
Ich kann in die Stadt gehen und mich irgendwo hinsetzen und in die Luft gucken.
Warum guckst du so traurig?
Fransızcajeter un coup d'œil /ʒə.te œ̃ ku d‿œj/
to take a look, to have a look, to glance
Ne regarde pas seulement en face,Nregarde aussi tes rétroviseurs.Sadece önüne bakma, dikiz aynasına ve yan aynalara da bak.
to spy on · to watch, observe · to glimpse, see confusedly
çekim: geçmiş atisbé · ortaç atisbado · şimdiki atisba
eş: acechar, avizorar, conjeturar, curiosear, espiar, fisgar
köken: Unknown, perhaps related to avistar.
aile: atisbo
Mi espejo lateral está desalineado.Yan dikiz aynamın ayarı bozuk.
El domingo alcanzó al resto de España y tal va a ser su persistencia que ni siquiera se atisba un final claro.
İtalyancasbirciare /zbirˈt͡ʃa.re/
to peep or peek at
çekim: geçmiş sbirciàto · ortaç sbirciàto · şimdiki sbìrcia · ulaç sbirciànte
eş: spiare, guardare, curiosare, tenere d’occhio, sogguardare, sguinciare
köken: Uncertain.
Ero talmente impietrita, non sentivo nulla, riuscivo solo a guardare lo specchietto retrovisore.Ben put gibi kesilmiştim, donakalmıştım, bakabildiğim tek şey dikiz aynasıydı.
glance, look · view, opinion
çekim: çoğul взгля́ды · tamlayan взгля́да
eş: взор, точка зрения, отношение, воззрение, сторона, соображение
köken: Inherited from Proto-Slavic *vъzględъ, from *vъz- + *ględěti.
aile: на мой взгляд, на пе́рвый взгля́д, невооружённым взгля́дом
Зеркало заднего вида отвалилось.Dikiz aynası düştü.
на мой взгляд
невооружённым взгля́дом
Felemenkçegluren /ˈɣlyː.rə(n)/
to peek, peep, ogle, pry
çekim: geçmiş gluurden · ortaç gegluurd · şimdiki gluurt · ulaç glurend
köken: First attested in early modern Dutch (as gluyeren, gloeren, glueren), from the mid-16th century onwards. Perhaps related to gloren, and possibly influenced by loeren.
aile: aangluren, afgluren, begluren, binnengluren, nagluren
Meeneem-broodjeszaken, afleverpunten voor te bewerken filmpjes, peep-shows en stropdas winkels.Sandviç dükkanları film banyo dükkanları dikiz şovları ve kravat dükkanları.
Onze kat zit verdacht vaak naar de parkiet te gluren.
Portekizcedar uma espiada, espreitar /is.pɾejˈta(ʁ)/
to peek at; to peer (to observe while hidden) · to lurk (to move about in hiding) · to analyse; to examine (to inspect carefully or critically)
çekim: geçmiş espreitei · ortaç espreitado · şimdiki espreita
köken: From Old Galician-Portuguese espreitar, probably from Vulgar Latin *explicitāre, frequentative of explicāre.
Para a gíria, veja Merda.Gez:dikiz görüş.
Japonca覗く
のぞくの漢字表記。
そのため、化粧鏡として一般的に出回っている。Genel olarak dikiz aynalarında tümsek ayna kullanılır.
İsveççeglutta, kika, slänga ett öga, tjuvkika /ˈɕiːˌka/
to look
çekim: geçmiş kikade · ortaç kikande · ulaç kikande
köken: From Middle Low German kîken.
aile: utkik
För ordet, se Fjärding.Gez:dikiz görüş.
to (go) get, fetch, retrieve, (find and) bring · to look for, search · to seek, strive after
çekim: geçmiş hakenut · şimdiki hakee · ulaç hakeva
köken: From Proto-Finnic *hakëdak, borrowed from early Proto-Germanic *sākija- (later *sōkijaną, compare English seek).
aile: haenta, haeskella, haettaa, hakeminen, hakemisto, hakemus, hakeutua, hakija, haku
Tuolla on tulipalo! Hakekaa vettä!
Etkö löytänyt hakemaasi?
hakea seuraa
to peek
çekim: geçmiş tras cu ochiul · ortaç tras cu ochiul
köken: The word trage here has an indeterminate sense and no literal translation can easily be given.
Magazine pentru sandwich-uri, cetre de prelucrare foto, sex-shop-uri şi magazine de cravate.Sandviç dükkanları film banyo dükkanları dikiz şovları ve kravat dükkanları.
İbraniceהציץ
to peek, to take a peek, to glance
çekim: geçmiş הֵצַצְתָּ
תוציאו את הסנדוויצ'יות, עיבודי סרטים כושלים, פיפ-שואו וחנויות לעניבות.Sandviç dükkanları film banyo dükkanları dikiz şovları ve kravat dükkanları.
Bulgarcaнадничам
Павилиони за сандвичи за в къщи, намаления за проявяване на филми, пийп-шоута и магазини за вратовръзки.Sandviç dükkanları film banyo dükkanları dikiz şovları ve kravat dükkanları.
Galiçyacaaxexar, guichar /ɡiˈt͡ʃaɾ/
to peek at, to peep, to spy
çekim: geçmiş guichei · ortaç guichado
köken: Probably from guicha (“slit, narrow opening”).
Afrikancaloer

Etimoloji

Borrowed from Romani. Compare dikhel.

Örnek Cümleler

Tom bir dikizci.
Tom is a Peeping Tom.
Dikiz aynası düştü.
The rear-view mirror fell off.
Şurdan dikizleyelim
Let's go over there.
Tom dikiz aynasına baktı.
Tom glanced at the rear-view mirror.
Tom dikizcilikle suçlandı.
Tom was accused of being a peeping Tom.
Yan dikiz aynamın ayarı bozuk.
My side mirror is misaligned.
Tom dikiz aynasını kontrol etti.
Tom checked the rearview mirror.
Tom dikiz aynasında kendine baktı.
Tom looked at himself in the rear-view mirror.
Tom gözetleme deliğinden dikizledi.
Tom peeked out the peephole.
Tom perdelerin arasından dikizledi.
Tom peeked through the curtains.
Gene Pan Jinlian mı dikizliyorsunuz?
Peeping on Pan Jinlian again?
Neden dikiz aynasına bakmaya devam ediyorsun?
Why do you keep looking in your rear-view mirror?
dikiz ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
dikiz aynası
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod