bakımlı

/ba.kɯmˈɫɯ/
adj
C2 seviye
TR → EN
"bakımlı" kelimesinin İngilizcesi: crisp. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcrisp

Görsel

Ahşap saksıda bakımlı salon bitkisi ve minimalist mekan dekorasyonuMükemmel Bakımlı Banliyö Sokakta Sonbaharın Vurgulayan Tipik Amerikan EvleriGüneş Işığıyla Süslü Tarihi Üniversite Kampüsü ve Bakımlı BahçelerDoğanın Kucağındaki Görkemli Lüks Konak ve Bakımlı Çiçek Bahçesi

Tanım

•Giresun ili Çanakçı ilçesine bağlı bir köy
•Malatya ili Pötürge ilçesine bağlı bir köy
•Sivas ili Hafik ilçesine bağlı bir köy
•Tokat ili Almus ilçesine bağlı bir köy
•Trabzon ili Maçka ilçesine bağlı bir köy
•üstüne başına, kendisine bakan dikkat eden kişi, bakımı yapılmış şey
•İyi bakılmış, üzerinde iyi çalışılmış

Diğer Dillerde

Almancaungepflegt /ˈʊnɡəˈpfleːkt/
unkempt
çekim: karşılaştırma ungepflegter · üstünlük am ungepflegtesten
zıt: gepflegt
Sein Haar ist fein. — Saçları bakımlıdır.
Fransızcacroquant, croustillant, net /kʁɔ.kɑ̃/
crunchy
çekim: çoğul croquants
eş: croustillant
köken: From croquer.
Les foires et les marchés sont importants. — Çarşı ve pazarı çok bakımlıdır.
croquant aux amandes
İspanyolcacrujiente /kɾuˈxjente/
crispy, crisp, crunchy, crusty
köken: From crujir + -iente.
Esto es lo que usted preparado para todos estos años. — Bu, ben bunca yıldır bakımlı ne.
İtalyancacroccante (eril)
crisp · crunchy
çekim: çoğul croccanti
eş: scricchiolante, scrocchiante
aile: croccantezza
Questo è ciò che ti ho curato in tutti questi anni. — Bu, ben bunca yıldır bakımlı ne.
Rusçaвьющийся, кудря́вый, курчавый, лакони́чный, покрытый рябью, све́жий /ˈv⁽ʲ⁾jʉɕːɪjsʲə/
present active imperfective participle of ви́ться (vítʹsja)
Школа странная и страшная. — Okul boyalı ve bakımlıdır.
Kazakçaқытырлақ
happy · joyful, cheerful · a bit drunk, tipsy
çekim: karşılaştırma mais alegre · üstünlük o mais alegre
eş: contente, feliz, souril, jubilante
köken: From Old Galician-Portuguese alegre, from Vulgar Latin *alecrem, from Latin alacer. Doublet of alegro.
aile: alegrar, alegremente
Isto é o que eu groomed você por todos esses anos. — Bu, ben bunca yıldır bakımlı ne.
Fincekähärä, kähäräinen, karehtiva, lastu, napakka, naseva /ˈkæhæræ/
curled, fuzzed, frizzy
çekim: karşılaştırma kähärämpi · üstünlük kähärin
köken: From Proto-Finnic *kähärä.
aile: kähertää, kähäryys, kähäräinen, kähäräendiivi, kähärähiuksinen, kähäräminttu, kähäräpersilja, kähäräpäinen, kähäräpää, kähärätukkainen
Tätä minä hoidettuja teitä kaikki nämä vuodet. — Bu, ben bunca yıldır bakımlı ne.
Macarcaropogós /ˈropoɡoːʃ/
crisp, crispy, crunchy
çekim: karşılaştırma ropogósabb · üstünlük legropogósabb
köken: ropog (“to crunch, crackle”) + -ós (adjective-forming suffix)
Ez az, amit előkészített meg minden ezekben az években. — Bu, ben bunca yıldır bakımlı ne.
Bulgarcaкъдрав, накъдрен, начупен, освежителен, отривист, отчетлив /ˈkɤdrɐf/
curly, fizzy, crispy
çekim: karşılaştırma по́-къ́драви · üstünlük на́й-къ́драви
köken: Inherited from Proto-Slavic *kǫdravъ, *kǫdřavъ, cognate with Macedonian кадрав (kadrav), Russian ку́дрявый (kúdrjavyj). Morphologically equivalent to къ́дря (kǎ́drja, “to curl hair”) + -ав (-av).
Това е, това, което аз ви спретнат през всичките тези години. — Bu, ben bunca yıldır bakımlı ne.
къ́дравa коса́
İrlandacabriosc, úr, úrbhriosc /bʲɾʲisˠk/
brittle, fragile · crisp, friable · brisk (full of liveliness and activity)
çekim: karşılaştırma brisce · üstünlük is brisce
köken: From Middle Irish brisc, from Proto-Celtic *briskos. Cognate with Scottish Gaelic brisg.
aile: aibrisc, briosca, brioscaigh, brioscán, brioscghlórach, brisce, craiceann briosc, úrbhriosc
Esperantofacilrompa, krakmaĉa

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish باقیملی (bakımlı). By surface analysis, bakım (“care”) + -lı.

Örnek Cümleler

Saçları bakımlıdır.
Healthy Hair.
Bu, ben bunca yıldır bakımlı ne.
This is what i groomed you for all these years.
Bu bakımlı aile şirketi devralacak.
You were groomed to take over the family business.
Gordon Brown ve Barack Obama bakımlı
Imagine, a planet where every human being is required to be chipped at birth.
Ma'mur (bakımlı, şen) Ev (Ka'be'y)e,
The house ever-peopled,
Tom'un arabası bakımlı ve mükemmel durumda.
Tom's car is well-kept and in excellent condition.
Mary'nin her zaman bakımlı tırnakları vardır.
Mary always has well-manicured fingernails.
Mary her zaman bakımlı ve modaya uygun olarak giyimlidir.
Mary is always well-groomed and fashionably dressed.
Kusar, çoğunlukla bakımlı birçok park ve bahçeye sahiptir.
Qusar has plenty of parks and gardens, mostly well maintained.
İsmi (Boy-Abat) geniş, düz bakımlı arazi anlamına gelmektedir.
His name is a pun referring to his size (extra large).
Vücudu daha kabarık, daha yuvarlak ve daha bakımlı hale geldi.
His body got fluffier, rounder and more well groomed as well.
Fernandez elbisenin bakımlı olması için özellikle parça et kullandı.
Fernandez specifically chose cuts to ensure that the dress kept well.
bakımlı ile daha fazla örnek cümle →