Ana içeriğe geç
Sözlük
/
asalakla

asalak

/ɑsɑˈlɑk/
noun
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"asalak" kelimesinin İngilizcesi: parasite, drone, parasite. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Bilimparasitenoun
Geneldrone
Genelparasite

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)asalağı
Yönelme (-e)asalağa
Bulunma (-de)asalakta
Çıkma (-den)asalaktan
Tamlayan (-in)asalağın
Çoğul (-ler)asalaklar

Tanım

•isim, biyoloji: Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı; parazit
•sıfat, mecaz: Başkalarının sırtından geçinen (kimse); abacı, ekti, otlakçı, parazit, tufeyli

Diğer Dillerde

to growl · to hum · to boom
çekim: geçmiş brummte · ortaç gebrummt · şimdiki brummt · ulaç brummend
köken: From Middle High German brummen, from Old High German *brummōn, from Proto-West Germanic *brummōn (“to drone, hum, growl”).
aile: Brummbär, Brummbass, Brummeisen, Brummer, Brummfliege, Brummi, Brummkopf, Brummkreisel, Brummochse, Brummschädel
Riß in der Schöpfung. — Asalaktır, silindirik yapıdadır.
FransızcaParasite (eril) /pa.ʁa.zit/
parasite · radio interference
çekim: çoğul parasites
köken: Borrowed from Latin parasītus, itself a borrowing from Ancient Greek παράσιτος (parásitos).
Ses boyaux étaient pleins de vers parasites. — Bağırsakları asalak kurtçuklar içindeydi.
Des parasites troublent l'appareil.
bumblebee
çekim: çoğul abejones
eş: zángano, abejorro
köken: From abeja + -ón.
aile: abejonear, jugar al abejón con
Sal en las heridas. — Yarasalarda asalaktırlar.
hubbub, buzz
çekim: çoğul brusii
eş: bisbiglio, borbottio, brontolio, fruscio, mormorio, ronzio
köken: Onomatopoeic. Possibly from Middle High German brūsen + -io (frequentative), from Old High German *brūsen, from Proto-Germanic *brausijaną (“to break; crack; crackle”).
Alcune specie sono planctofaghe. — Bazıları asalak bitkilerdir.
Многие являются сорными растениями. — Bazıları asalak bitkilerdir.
drone
çekim: çoğul dronlar · tamlayan dronun
köken: From Russian дрон (dron), from English drone.
parasite
çekim: çoğul паразитлер · tamlayan паразитдің
köken: Borrowed from Russian парази́т (parazít), from French parasite, from Latin parasītus, from Ancient Greek παράσιτος (parásitos, “person who eats at the table of another”).
aile: паразиттік
Felemenkçeparasiet, parasiet, profiteur, klaploper, uitvreter (eril) /ˌpaː.raːˈsit/
parasite (parasitic organism) · parasite, someone who relies on others to get things done
çekim: çoğul parasieten
köken: Borrowed from Middle French parasite, from Latin parasitus, from Ancient Greek παράσιτος (parásitos). First attested in the 16th century. The sense “parasitic organism” is a semantic loan from French parasite.
aile: broedparasiet, nestparasiet, parasitisch, wondparasiet, zwakteparasiet
Idori, vormen in zit. — Erginleri, tapirde asalaktır.
Luizen, vlooien en andere vampiers zijn bloedergerlijke parasieten.
Portekizceparasita /pa.ɾaˈzi.tɐ/
parasite · leech
çekim: çoğul parasitas
köken: From Latin parasitus, from Ancient Greek παράσιτος (parásitos, “person who eats at the table of another”).
aile: parasitar
São cheios em tripa de porco. — Erginleri, yaban domuzlarında asalaktır.
drone (male bee) · parasite, freeloader
çekim: çoğul κηφήνες · tamlayan κηφήνα
köken: From the Ancient Greek κηφήν (kēphḗn).
Τα εντόσθιά της ήταν γεμάτα παρασιτικά σκουλήκια. — Bağırsakları asalak kurtçuklar içindeydi.
drone (unmanned aircraft)
köken: From English drone.
実は、飼い犬のゆっこである。 — Özellikle evcil köpeklerde asalaktır.
Korece거머리, 기생충 /ˈkɘ(ː)mʌ̹ɾi/
leech · nuisance · A disrespectful person.
köken: First attested in the Gugeupbang eonhae (救急方諺解 / 구급방언해), 1466, as Middle Korean 거〯머리〮 (Yale: kěmèlí).
aile: 말거머리: horse-leech, 찰거머리
그녀의 내장엔 기생충들이 가득 차 있었고, — Bağırsakları asalak kurtçuklar içindeydi.
야 이 거머리 같은 새끼야!
머저리들 거머리들 같이 네게 들러붙는 애들
drone; a male of social aculeatas which includes mosquito, bee, wasp, and ant · a lazy (male) person · drone, a remotely controlled unmanned aircraft
çekim: çoğul drönares · tamlayan drönares
köken: From Old Norse *drán, from Proto-Germanic *drēnuz.
aile: kamikazedrönare, drönarattack, drönarliv
Några av dem är slingerväxter. — Bazıları asalak bitkilerdir.
botfly, gadfly (any insect of the family Oestridae) · synonym of bogatek · bumblebee (insect similar to a bee, but much thicker and more densely haired, making a humming sound while flying)
çekim: çoğul bąki · tamlayan bąka
eş: trzmiel, ślepak, giez, fryga, bączek, cyga
köken: Etymology tree Proto-Slavic *bǫkъ Old Polish bąk Polish bąk Inherited from Old Polish bąk.
aile: bąkowaty, bąkojad, -, zbijać bąki, bąknąć, bąkać, puścić bąka, puszczać bąka
Jej jelita zaatakowały pasożytnicze owady. — Bağırsakları asalak kurtçuklar içindeydi.
Посіви захищаються огорожами від диких свиней. — Erginleri, yaban domuzlarında asalaktır.
Hintçeपरजीवी, मानव रहित विमान (eril) /pəɾ.d͡ʒiː.ʋiː/
parasite
çekim: çoğul परजीवियों
köken: Sanskritic formation from पर- (par-, “other, foreign”) + -जीवी (-jīvī, “living on, living off”).
aile: परजीविता, परजैविक
drone, bourdon (fixed-pitch pipe on a bagpipe)
çekim: çoğul bordunapillit · tamlayan bordunapillin
köken: From borduna, from Old French bourdon (“drone”) + pilli (“pipe”).
Öljy kankaalle Isot ja pienet. — Büyük ve küçük memelilerde asalaktır.
Çekçebezpilotní letoun, cizopasník, příživník, trubec (eril) /ˈt͡sɪzopasɲiːk/
parasite · parasite, sponger, freeloader
çekim: çoğul cizopasníci · tamlayan cizopasníka
eş: parazit, příživník
köken: From cizo- + pást + -ník. Compare Slovak cudzopasník. Also compare Polish pasożyt.
aile: cizopasnictví
Její vnitřnosti byly plné parazitických červů. — Bağırsakları asalak kurtçuklar içindeydi.
Rumencedronă, parazită, trântor (dişil)
drone
çekim: çoğul drone · tamlayan drone
köken: Borrowed from English drone.
Intestinele sale conțineau viermi paraziți. — Bağırsakları asalak kurtçuklar içindeydi.
drone (a remotely controlled aircraft, an unmanned aerial vehicle)
çekim: çoğul drónok
A beleiben élősködő férgek úsztak. — Bağırsakları asalak kurtçuklar içindeydi.
מעיה היו מלאים בתולעים טפיליות. — Bağırsakları asalak kurtçuklar içindeydi.
Latincefucus, parasīta, parasītus (eril) /ˈfuː.kʊs/
seaweed; orchil, orchella weed, Roccella tinctoria · red dye derived from it; (in general) dyestuff · rouge
çekim: çoğul fūcī · tamlayan fūcī
köken: From Ancient Greek φῦκος (phûkos, “seaweed, orchil”).
aile: fūcō
(apēs) in tēctīs certātim tenvia cērā/spīrāmenta linunt fūcōque et flōribus ōrās/explent
fūcum facere
Dancadrone, dronefly (nötr)
a drone (male bee) · a drone (radio-controlled pilotless aircraft)
çekim: çoğul droner · tamlayan drones
köken: From Middle Low German drone (sense 1), and English drone (sense 2).
Og ved at gøre det, opdrættede vi dem til at være parasitter. — Ve böylece onları asalaklığa yönlendiriyoruz.
Norveççeparasitt
Noen er planteetere. — Bazıları asalak bitkilerdir.
Endonezcedengung, lebah jantan /dəˈŋuŋ/
birdie · buzz · drone
çekim: çoğul dengung-dengung
aile: berdengung, dengungan, didengungkan, mendengung, mendengungkan, pendengung, terdengung
Ususnya penuh dengan cacing parasit. — Bağırsakları asalak kurtçuklar içindeydi.
Vietnamcakí sinh trùng, máy bay không người lái, vật ký sinh /ki˧˦ sïŋ˧˧ t͡ɕʊwŋ͡m˨˩/
a parasite
köken: Sino-Vietnamese word from 寄生蟲, composed of 寄生 (“to leech”) and 蟲 (“animal”).
Một số loài ngải là các cây trồng. — Bazıları asalak bitkilerdir.

Örnek Cümleler

Asalaklık ve genom
Parasitism and genomics
Bunlar asalak yaban arıları.
These are parasitic wasps.
Bazıları asalak bitkilerdir.
Some species are plant pests.
Asalaktır, silindirik yapıdadır.
He is credited for inventing the stromuhr.
Bağırsakları asalak kurtçuklar içindeydi.
Her guts were swimming with parasitic worms.
Asalak olarak yaşar ve silindirik yapıdadır.
Now, he is living alone and working as a stockbroker.
Ve böylece onları asalaklığa yönlendiriyoruz.
And in doing so, we were breeding them for parasitism.
Tuatara (Sphenodon punctataus) üzerinde asalaktır.
This feature is also found in the tuatara (Sphenodon).
Bir türü (B. kohlsi) koyun ve keçilerde asalaktır.
The Navajo use(d) it as sheep and horse feed.
Ve şimdi kurtuluş bu asalak arı ile gerçekleşiyor.
And here comes the salvation, through this parasitic wasp. Here we are not talking about a predator.
Yaklaşık 90 kadar cinste toplanmış çoğu asalak bitkilerdir.
It is believed that at least half plants are or have been polyploids.
Erginleri, öncelikle pekari (Tayassu tayacu) üzerinde asalaktır.
Then the devotees begin their worship of the Shivalinga.
asalak ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
asalak bilimciasalak bilimiasalak bilimselasalaksavardış asalakiç asalaktam asalakyarı asalakyarım asalakağrıma asalakları
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod