arı kovanı

TR → EN
"arı kovanı" kelimesinin İngilizcesi: beehive. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbeehive

Görsel

Arı kovanı - doğal bal üretimi fotoğrafıYaban arı kovanı - doğada bal peteği yapısıBal petek fotoğrafı - tatlı ve sevimli arı kovanıKaranlık Arı Kovanı: Sinematik Petek ve Arıların Gizemli Dünyası

Tanım

•arıların içinde bal yaptıkları çeşitli maddelerden yapılmış yuva, petek, kovan
•kadınlarda görülen bir uzun saç modeli
•Yengeç takım yıldızı yöresinde bir yıldız kümesi
•Arıların içinde bal yaptıkları çeşitli maddelerden yapılmış yuva

Diğer Dillerde

AlmancaB-52-Frisur, Beehive-Frisur, Bienenkorb, Bienenstaat, Bienenstock (eril) /ˈbiːnənˌkɔʁp/
beehive (man-made structure in which bees are kept for their honey and/or as crop pollinators)
çekim: çoğul Bienenkörbe · tamlayan Bienenkorbes
eş: Bienenhaus
köken: Biene (“bee”) + -n- + Korb (“basket”) (from Latin corbis of unclear, perhaps Germanic origin); perfectly parallel to Dutch equivalent bijenkorf
Jeder Stängel besitzt etwa acht bis zehn Laubblätter. — Her ev yaklaşık olarak 8-10 arı kovanına sahiptir.
FransızcaRuche (dişil) /ʁyʃ/
hive, beehive · ruffle; flounce; ruche
çekim: çoğul ruches
eş: panier à mouches
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *Hrew-der. Proto-Indo-European *h₃rewk- Proto-Celtic *rukskos Proto-Celtic *rūskos Gaulish rūscabor. Early Medieval Latin rusca Old French rusche Middle French rusche French ruche Inherited from Middle French rusche, from Old French rusche, from Early Medieval Latin rusca (“bark”), borrowed from Gaulish rūsca, from Proto-Celtic *rūskos (“bark”), from *rukskos,…
aile: rucher, rucheur
Voici un essaim d'abeille. — O da arı kovanıdır.
İspanyolcaabejita, beehive, colmena, dujo (dişil) /abeˈxita/
diminutive of abeja
çekim: çoğul abejitas
köken: From abeja + -ita.
Esa es una colmena. — O da arı kovanıdır.
İtalyancaalveare, arnia, cofana, formicaio (eril) /al.veˈa.re/
beehive
çekim: çoğul alveari
eş: arnia, bugno, favo, apiario, caseggiato popolare, edificio popolare
köken: From Latin alveāre.
Questo è un alveare. — O da arı kovanıdır.
Rusçaбабе́тта, у́лей
Майло Паркер (Хью Апистон) — мальчик, способный управлять пчелиным роем, находящимся у него в животе. — Milo Parker rolü Hugh Apiston, karnında arı kovanı bulunan bir çocuk.
Arapçaجَبْح, خَلِيَّة, عَسَّالَة, قَفِير, كُوَارَة, مَنْحَل
أجرأ من ذبابة 85. — 85 dolayında fenni arı kovanı vardır.
Azericearı səbəti, pətək
beehive
çekim: çoğul pətəklər · tamlayan pətəyin
köken: From Armenian փեթակ (pʻetʻak).
aile: pətəklik
Kazakçaара ұясы
Özbekçearixona, asalari qutisi, asalari uyasi
Felemenkçebijenkorf (eril) /ˈbɛi̯jə(ŋ)ˌkɔrf/
a skep, a woven beehive
çekim: çoğul bijenkorven
köken: From bij (“bee”) + -en- + korf (“basket”).
aile: bijenkorfje
Er zijn ruwweg 300 bomen per ha. — 300 Adet fenni arı kovanı bulunur.
Portekizcecolmeia, colméia, cortiço (dişil) /kowˈmɛj.ɐ/
beehive
çekim: çoğul colmeias
eş: colméia
köken: From Old Galician-Portuguese colmẽa, inherited from Vulgar Latin *colmēna, from Paleo-Hispanic, most likely from Proto-Celtic *kolmēnā, derived from *kŏlmos (“straw”). Compare Galician colmea and Spanish colmena.
aile: colmeeiro
Cerca de 300 abelhas douradas também foram encontradas. — 300 Adet fenni arı kovanı bulunur.
Yunancaκυψέλη (dişil)
beehive, hive
çekim: çoğul κυψέλες · tamlayan κυψέλης
Εδώ έχουμε μία κυψέλη. — O da arı kovanıdır.
Japonca人込みの場所, 蜂の巣, 蜂巣, 蜜蜂の巣箱 /ha̠t͡ɕi̥sɨ/
beehive (home of bees)
eş: 蜂窩, 蜂房
また 集めた蜜は — Arı kovanını arı kovanı yapan şey de budur, arı kovanındaki balmumudur.
Korece벌집, 벌통 /ˈpɘ(ː)ʎt͡ɕ͈ip̚/
beehive; honeycomb
köken: 벌 (beol, “bee”) + -ㅅ- (-s-, genitive interfix; omitted from the spelling, but this causes the tense phonation of the following consonant) + 집 (jip, “house”).
이게 바로 벌집과 그 안에 있는 — Arı kovanını arı kovanı yapan şey de budur, arı kovanındaki balmumudur.
İsveççebikoloni, bikupa, bisamhälle, kupa
a beehive, a hive (man-made structure for keeping bees) · pedagogical method based on discussion in small groups
çekim: çoğul bikupor · tamlayan bikupas
köken: bi + kupa. Cognate of Danish bikube.
Lehçeul (eril) /ˈul/
hive, beehive · prison
çekim: çoğul ule · tamlayan ula
köken: Inherited from Old Polish ul, from Proto-Slavic *ulьjь.
aile: ulowaty, ulica, ulownica
- C2 tu 26, jesteśmy na miejscu katastrofy. — Arı kovanına çomak soktuk.
Nie zaczynała jeszcze gryka kwitnąć, już wstawiał w nią ule. Chodziłem patrzeć, jak wybiera z tych uli miód.
Ukraynacaву́лик, ву́лій, у́лик, у́лій
Зустрічаються зграї з 300 лебедів. — 300 Adet fenni arı kovanı bulunur.
Hintçeछत्ता, मधुमक्खी का छत्ता (eril) /t͡ʃʰət̪.t̪ɑː/
beehive; wasp's nest · a covered way or passage · umbrella
çekim: çoğul छत्ते
köken: Inherited from Prakrit 𑀙𑀢𑁆𑀢 (chatta), from Sanskrit छत्र (chatra, “parasol, umbrella”). Doublet of छाता (chātā).
Fincemehiläispesä, muurahaispesä, pesä, tupeeraus /ˈmehilæi̯sˌpesæ/
beehive
çekim: çoğul mehiläispesät · tamlayan mehiläispesän
köken: Compound of mehiläis- (“bee”) + pesä (“hive”).
Jokaisella pitäisi olla mehiläispönttö, koska se on ihan hämmästyttävä, uskomaton juttu. — Ve herkes bir arı kovanı açmalı, çünkü bu muhteşem ve inanılmaz bir şey.
Çekçehnízdo, úl, včelín (nötr) /ˈɦɲiːzdo/
nest (bird-built structure)
çekim: çoğul hnízda · tamlayan hnízda
köken: Inherited from Old Czech hniezdo, from Proto-Slavic *gnězdo, from Proto-Balto-Slavic *nísdan, from Proto-Indo-European *nisdós.
aile: hnízdiště, hnízdovat, rodné hnízdo, teplé hnízdo, vosí hnízdo
Podívej se, píchli jsme do vosího hnízda. — Arı kovanına çomak soktuk.
ptačí hnízdo
Rumencestup (eril) /stup/
beehive
çekim: çoğul stupi · tamlayan stupului
köken: Inherited from Vulgar Latin root *stypus or *stupus, from Ancient Greek στύπος (stúpos, “stem, stump, block”).
Uite ce e, am stârnit un cuib de viespi. — Arı kovanına çomak soktuk.
Macarcakaptár, méhkas /ˈkɒptaːr/
beehive
çekim: çoğul kaptárak
köken: From Old Hungarian, borrowed in the early 11ᵗʰ century from Old High German chafteri (“beehive”) – Middle High German chafter (“beehive; little chamber, closet”), German Käfter (“little chamber, closet”) –, from Medieval Latin capistērium (“beehive”), for scaphistērium, from Ancient Greek σκαφιστήριον (skaphistḗrion). Despite appearances, the second half of the term is unrelated to tár…
Ez egy méhkas. — O da arı kovanıdır.
İbraniceכוורת \ כַּוֶּרֶת
חישבו על זה כך: — O da arı kovanıdır.
Latincealveārium, apiārium, mellārium
Dancabikube (nötr)
hive, beehive
çekim: çoğul bikuber · tamlayan bikubes
Jeg vil have alle køretøjer med 4 hjul og panser. — Harekattan haberleri yok. Arı kovanına çomak soktuk.
Norveççekube
Vietnamcatổ ong /to˧˩ ʔawŋ͡m˧˧/
beehive
köken: tổ + ong.
Đó là một tổ ong, Đó là một gò mối. — O da arı kovanıdır.
Bulgarcaко́шер, у́лище
Виж, ние сме в гнездото на осите. — Arı kovanına çomak soktuk.

Örnek Cümleler

O da arı kovanıdır.
That's a beehive.
Arı kovanından uzak dur.
Stay away from the beehive.
Arı kovanından uzak durun.
Stay away from the beehive.
Arı kovanına çomak soktuk.
I'm putting you down.
Ayrıca köyde 60 adet arı kovanı mevcuttur.
There are an estimated 60 left in the wild.
Onlar bir arı kovanı kadar özenle çalıştılar.
They worked as diligently as a hive of bees.
Dikkatli ol. Bir arı kovanına çomak sokacaksın.
Be careful. You're going to stir up a hornet's nest.
200 Büyükbaş hayvan 30 adet fenni arı kovanı mevcuttur.
More than 230 different beers by 30 brewers.
Arı kovanı, arıların barındıkları ve bal yaptıkları yapılardır.
The molten rock then hardens and creates layers of basalt.
Kosova'daki ilk doğum günümde bana bir arı kovanı hediye edildi.
On my first birthday in Kosovo I was given a beehive as a present.
Milo Parker rolü Hugh Apiston, karnında arı kovanı bulunan bir çocuk.
Milo Parker as Hugh Apiston, a boy with bees living in his stomach.
Hamam, tuğladan yapılmış arı kovanı şeklindeki kubbesiyle benzersizdir.
The hamam is unique in its beehive shaped dome made of brick.
arı kovanı ile daha fazla örnek cümle →