Ana içeriğe geç
Sözlük

bak

intj
A1 seviye
TR → FRANSIZCA
"bak" kelimesinin İngilizcesi: faire attention. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelfaire attention

Görsel

ABD tarım bakanlığı araştırma laboratuvarı önünde grup fotoğrafıABD Tarım Bakanlığı Screwworm ile Savaş Programı Lansman Toplantısı3D Animasyon Tarzında Sevimli Yavru Köpek Karakteri ile Masum BakışlarABD Tarım Bakanlığı ve Texas Valiliği Ortak Basın Toplantısı Düzenledi

Tanım

to pay attention, to be careful

Atasözü & Deyim

Adamın yere bakanından, suyun yavaş akanından kork
Akara kokara bakma çuvala girene bak
Anasına bak, kızını al, kenarına (kıyısına, tarağına) bak, bezini al
Atına bakan ardına bakmaz
Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur

Diğer Dillerde

Schau mich an!Bak bana!
Fransızcafaire attention /fɛ.ʁ‿a.tɑ̃.sjɔ̃/
to pay attention, to be careful
eş: faire gaffe, faire gaffe, prêter attention, gaffe, prendre garde, se gaffer
Regarde cette maison.Bu eve bak.
Tu as intérêt à faire très attention, mon ami.
J'ai arrêté de faire attention aussitôt que vous aviez commencé à parler.
İspanyolcaser precavido, tener cuidado /teˌneɾ kwiˈdado/
to take care · to watch out
to look out; to stay aware; to beware · to pay attention, be careful
çekim: geçmiş fàtto attenzione · ortaç fàtto attenzione
eş: fare caso
köken: Literally, “do attention”.
Azericesaqınmaq
to take precautions; to beware · to avoid (doing something), to refrain (from doing something) out of caution
çekim: geçmiş saqınmış · ortaç saqınmış · şimdiki saqınır
köken: From Proto-Turkic *sak- (“aware; to be aware”). Compare Turkish sakınmak (“to beware”), Khorezmian Turkic ساقینماق (“to think”).
Portekizceolha (tu)(!)
segunda pessoa do singular do imperativo do verbo bakmak:
Japonca見る。
İsveççeakta sig (för)
Lehçestrzec się
Fincevaroa /ˈʋɑroɑˣ/
to look out for, watch out for, beware of; (with verbs) avoid (accidentally) · to be careful with/of, handle carefully
çekim: geçmiş varonut · şimdiki varoo · ulaç varova
köken: Probably vara (“caution, concern, care”) + -oa. May also be more directly borrowed from a descendant of Proto-Germanic *warōną (“to watch; protect”). Cognate with Veps varaita.
aile: varoittaa, varoja, varoke, varomaton, varominen, varovainen, hellävaroen, varoaika, varoalue, varoasento
Varo koiraa, kun astut ovesta sisään.
Varo ärsyttämästä ihoasi.
Varokaa heikkoa jäätä.
Rumencepăzi
to guard, watch over, take care of, protect · to wait for, watch out for, await · to mind, take heed
çekim: geçmiş păzit · ortaç păzit · şimdiki păzește
köken: Borrowed from Old Church Slavonic пазити (paziti), from Proto-Slavic *paziti. Compare Aromanian pãzescu.
aile: pază, paznic, păzitor
Macarcaóvakodik
to beware of, to watch out for · to look out for, to guard
çekim: geçmiş passede på
Pas på løverne.
Vil du passe på min taske?
Norveççepasse seg
Taycaระวัง /ra˦˥.waŋ˧/
to beware; to be careful; to take care.
köken: Unknown.
aile: คอยระวัง, ระมัดระวัง, ระวังตัว, ระแวดระวัง
Katalancaanar amb compte
Galiçyacacavidar, mirar por, ollo /kɑβiˈðaɾ/
to beware; to prevent, restrain
çekim: geçmiş cavidei · ortaç cavidado · şimdiki cavida
köken: From Old Galician-Portuguese cavidar, from Vulgar Latin *cavito, from Latin caveō.
İzlandacavarast
Ermeniceզգուշանալ, զգուշացի՛ր /zɡuʃɑˈnɑl/
to beware of, to watch out
çekim: geçmiş զգուշանայի · şimdiki զգուշանում է
köken: Learned borrowing from Old Armenian զգուշանամ (zgušanam).
verbal noun of გააფრთხილებს (gaaprtxilebs): warning · verbal noun of გაფრთხილდება (gaprtxildeba): being warned · verbal noun of გაუფრთხილდება (gauprtxildeba): being cautious/careful
çekim: çoğul გაფრთხილებები · tamlayan გაფრთხილების
köken: Related to ფრთხილი (prtxili).
aile: გამაფრთხილებელი, გაფრთხილებული
Esperantoatenti /aˈtenti/
to pay attention (to) · to watch for
çekim: geçmiş atentis · ortaç atentinta · ulaç atentanta
köken: Etymology tree Esperanto atenta Esperanto -i Esperanto atenti From atenta + -i.
aile: atentaro
Atentu min!!
Atentu pri la maniero en kiu la viro mensogas al sia estro.
"Vi bone scias, Sokrato, ke kiam oni anticipas baldaŭ morti, alarmo trafas onin kaj oni meditas pri aferoj kiujn oni antaŭe ne atentis."

Örnek Cümleler

"Bak." dedi.
"Look," she said.
Resme bakın.
Look at the picture.
Etrafına bak.
Look about you.
Kutuya bakma.
Don't look into the box.
Rahatına bak.
Make yourself comfortable.
Aşağıya bakın.
See below.
Dosdoğru bakın.
Look straight ahead.
Neye bakıyorsun?
What are you looking at?
Keyfinize bakın.
Enjoy yourself!
Kendi işine bak.
Mind your own business.
Kendine iyi bak.
Take care.
Kendi işine bak!
Mind your own business!
bak ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod