Tom candan güldü.
Tom laughed wholeheartedly.
Tom gönülden güldü.
Tom laughed wholeheartedly.
O tüm kalbiyle güldü.
He laughed wholeheartedly.
Tom cansiperane güldü.
Tom laughed wholeheartedly.
Tom gönülden kabul etti.
Tom wholeheartedly agreed.
Onu yürekten yapmıyorum.
I'm not doing it wholeheartedly.
Ona yürekten katılıyorum.
I agree wholeheartedly with that.
Size gönülden katılıyorum.
I wholeheartedly agree.
Bütün kalbimle katılıyorum.
I would wholeheartedly agree.
Onu bütün kalbimle diliyorum.
I wish it wholeheartedly.
Ona tüm kalbimle katılıyorum.
I agree wholeheartedly with that.
Tom öneriyi yürekten destekledi.
Tom supported the proposal wholeheartedly.