wayfarer
/ˈweɪˌfɛəɹ.ə(ɹ)/
EN → TR
"wayfarer" kelimesinin Türkçesi: yolcu, yaya yolcu.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelyolcu
Genelyaya yolcu.
Görsel




Tanım
•a traveler going on a trip
Atasözü & Deyim
“Çiftçiye yağmur, yolcuya kurak; cümlenin muradını verecek Hak”
Diğer Dillerde
AlmancaWandersmann
Fransızcavoyageur
İspanyolcacaminante
İtalyancaviaggiatore, viandante
Rusçaпу́тник, стра́нник
Arapçaibn sabīlمُسَافِر ,ابن السبيل musāfir
Tatarcaмосафир, сәфәрче
Felemenkçereiziger
Portekizceandarilho, viajante
Yunancaταξιδιώτης, ταξιδιώτισσα, ταξιδιώτρια
Japoncaトレッカー, 旅人
İsveççevägfarande
Lehçewędrowiec
Fincekulkija
Latinceviātor, viātrix
Dancavejfarende
Bulgarcaпътник
Letoncaceļinieks, ceļotāja
Katalancacaminant
Galcefforddolyn
İrlandacarianaí
Ermeniceճամփորդ, ճանապարհորդ, ուղևոր
Makedoncaпатник
Etimoloji
From Middle English weyfarere, weifarere; equivalent to way + farer.
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Akrabaya hakkını ver!
And give to the kindred his due and to the Miskin (poor) and to the wayfarer.
Akrabalara haklarını ver.
And give to the kindred his due and to the Miskin (poor) and to the wayfarer.
Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver.
Give to your relatives their due, and also to the needy and the wayfarer.
Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver.
Give to your relatives their due, and also to the needy and the wayfarer.
Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da.
Give to your relatives their due, and also to the needy and the wayfarer.
Yakınlığı olana, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver.
So, give their share to the relatives, the needy, and the wayfarers.
Öyleyse yakınlara hakkını ver, yoksula da, yolcuya da.
So, give their share to the relatives, the needy, and the wayfarers.
O halde, akrabaya hakkını ver. Yoksula, yolda kalmışa da.
So, give their share to the relatives, the needy, and the wayfarers.
O halde sen, akrabaya, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver.
So, give their share to the relatives, the needy, and the wayfarers.
O halde akrabaya da hakkını ver, yoksula da, yolcuya da...
So, give their share to the relatives, the needy, and the wayfarers.
Akrabaya, yoksula, yolcuya (zekat ve sadakadan) hakkını ver.
So, give their share to the relatives, the needy, and the wayfarers.
Öyleyse yakınlığı bulunanlara haklarını ver, yoksula ve yolcuya da...
So, give their share to the relatives, the needy, and the wayfarers.
İlgili Sorular
Otobüsün şoförüsünüz. İlk durakta iki yolcu, ikinci durakta altı yolcu biner, üçüncü durakta dört yolcu iner ve bir sonraki durakta bir yolcu daha otobüse biner. Şoförün adı ne olur?
Şöyle bir soru: Otobüsün sürücüsü sizsiniz. İlk durağa 2 yolcu, ikinci durağa 6 yolcu biner, üçüncü durağında 4 yolcu iner ve bir sonraki durağa bir yolcu daha biner. Sürücünün adı nedir?
Bir otobüsün sürücüsü sizsiniz. İlk durakta 2 yolcu, sonraki durakta 6 yolcu biner; üçüncü durakta 4 yolcu iner ve bir sonraki durakta bir kişi daha otobüse girer. Sürücünün adı ne?
Sürüş esnasında sürücü ve yolcu pozisyonlarını değiştirip aracı hala kullanabildiniz mi?
Araç kullanırken sürücü ve yolcu koltuğunu değiştirip hâlâ sürmeye devam ettiniz mi?