turbid
/ˈtɜː(ɹ)bɪd/2 hece
EN → TR
"turbid" kelimesinin Türkçesi: yoğun, yoğunluk, bulanık, karışık, çamurlu. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelyoğun
Genelyoğunluk
Genelbulanık
Genelkarışık
Genelçamurlu
Genelkarışıklık. turbidly bulanıkça.
Geneldüzensiz. turbid'ity
Genelturbidness bulanıklık
Görsel




Tanım
•(of liquids) clouded as with sediment
Diğer Dillerde
Almancatrüb
İtalyancatorbido
Rusçaму́тная, му́тное, му́тный
Azericebulanıq
Felemenkçetroebel
Portekizceturvo
Yunancaθολός
Ukraynacaкаламу́тний, му́тний
Fincesamea
Çekçekalný, zakalený
Rumencetulbure
Macarcazavaros
İbraniceעָכוּר
Latinceturbidus
Endonezcekeruh
Bulgarcaразмътен
Taycaขุ่น
Katalancatèrbol
İrlandacamodartha, moirtiúil, tiubh
Gürcüceამღვრეული, მღვრიე
Khmerceខ្វល់
Oksitancatrebol
Etimoloji
Etymology tree Ancient Greek τύρβη (túrbē)bor.? Latin turba Proto-Indo-European *dʰeh₁-der. Proto-Italic *-iðos Latin -idus Latin turbidusbor. Middle English turbide English turbid From Middle English turbide, borrowed from Latin turbidus (“disturbed”), from turba (“mass, throng, crowd, tumult, disturbance”).
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Bol su bitkileri bulunan ama temiz sularda yaşamayı tercih eder.
It has been found in moderately turbid water, but prefers clear water.
Su bulanıklığı UV-C penetrasyonunu düşürdüğü için su ön filtrasyonu önemlidir.
Water pre-filtration is critical as water turbidity lowers UV-C penetration.
Çünkü yaşadığı ortam genellikle bulanıktır ve görüş alanları bu sebeple gelişmemiştir.
Because their aquatic environment is often turbid, their vision is not as well developed.
İki bileşiğin karıştırılması çözeltide bulanıklığa neden olan bir baryum sülfat çökeltisi oluşturur.
Mixing the two compounds forms a barium sulfate precipitate, which causes turbidity in the solution.