trample
/ˈtɹæmpəl/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"trample" kelimesinin Türkçesi: ayak altında çiğnemek, ayak altına almak, ayakla çiğneme, ayakla çiğneme sesi.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelayak altında çiğnemek
Genelayak altına almak
Genelayakla çiğneme
Genelayakla çiğneme sesi.
Tanım
•the sound of heavy treading or stomping
•walk on and flatten
Diğer Dillerde
Almancaherumtrampeln, herumtrampeln auf, trampeln, Trampeln, zertrampeln
Fransızcafouler, piétiner
Rusçaрастопта́ть, то́пать, топта́ть
Arapçaدَعَسَ, وَطِئَ
Azericetapdalamaq
Japonca踏みつける, 踏み荒らす
Lehçerozdeptywać
Latincecalcō
Dancatrampe, trampen
Bulgarcaгазя, стъпвам тежко, стъпквам, тежки стъпки, трополене
Litvancasutrypti, trypti
Katalancacalcigar, trepitjar
Galiçyacatrepar
İrlandacadramhail
Arnavutçashkel
Ermeniceկոխել, տրորել
Gürcüceგადათელავს
Telugucaమట్టు
Amharcaረጋገጠ
Yidişצעטרעטן
Oksitancacaupir, penejar, pompir, sonsir, trepejar
Etimoloji
From Middle English tramplen, trampelen (“to walk heavily”), equivalent to tramp + -le. Cognate with Saterland Frisian trampelje (“to trample”), Dutch trampelen (“to trample”), German Low German trampeln (“to trample”), German trampeln (“to trample”).
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Batıran demek olabilir.
You may trample.
Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın.
And you yourselves will be thrown out and trampled underfoot as worthless.
Onlar kalabalık tarafından çiğnendiler.
They were trampled by the crowd.
Tom vahşi bir su aygırı tarafından ezildi.
Tom was trampled by a wild hippopotamus.
Dikkatini vermeyen hayvanın altında ezildi
Trampled by beasts that gave no heed
Çocuklar çimi çiğnediler ve bekçi onları azarladı.
The children trampled on the grass and the guard scolded them.
Jon, yabaniler tarafından çiğnenir ancak ayağa kalkar.
Jon is trampled by the Wildlings but struggles to his feet.
Jon, yabaniler tarafından çiğnenir ancak ayağa kalkar.
Jon is trampled by the Wildlings, but struggles to his feet.
Kendilerini yere fırlatmışlar ve üst üste düşmüşlerdir.
He dashed the idols to the ground and trampled them underfoot."
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?
When you come to appear before me, who has required this at your hand, to trample my courts?
Başpiskopos Hugh'da dahil binlercesi panik içinde boğuldu ya da ezildi.
Thousands more were suffocated or trampled to death in the panic, including Archbishop Hugh.
Sense atlarınla çiğneyip geçtin büyük denizleri, Sularını köpürterek...
You trampled the sea with your horses, churning mighty waters.