sprinkle
/ˈspɹɪŋkəl/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"sprinkle" kelimesinin Türkçesi: çiselemek, serpinti, serpmek, tavandaki delikli borularla su püskürterek yangın söndüren otomatik düzen, yağmur sistemi. sprinkling serpinti. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelçiselemek
Genelserpinti
Genelserpmek
Geneltavandaki delikli borularla su püskürterek yangın söndüren otomatik düzen
Genelyağmur sistemi. sprinkling serpinti
Genelbir tutam
Genelbir yerde tek tük bulunan şeyler.
Genelekmek saçmak
Genelçisenti. sprinkler serpme makinası sprinkler system serpici
Tanım
•scatter with liquid; wet lightly
•the act of sprinkling or splashing water
Diğer Dillerde
Fransızcaasperger, crachin, saupoudrer
Rusçaбры́згать, опры́скивать, побры́згать, пры́скать
Azericesəpmək
Felemenkçesprenkelen
Portekizceespirrar, polvilhar
Yunancaρίχνω
Korece뿌리다
Hintçeछिड़कना
Rumenceploicică
Macarcabeszór, locsol, meghint, megszór, permetez, szemerkél
Latinceaspergo, aspergō, spargō
Estoncapuistama, tibutama
Katalancaarruixar, confit, ploviscar, plovisquejar, ruixar
Galiçyacabarrufar, barruzo, borrifar, chapucar, chuviscar, esbarrufar
İrlandacacroith, easraigh
Telugucaచిలుకు
Esperantoaspergi
Etimoloji
From Middle English sprenkelen, sprynklen, from Middle Dutch sprenkelen, equivalent to sprink + -le (frequentative suffix). Cognate with Dutch sprenkelen (“to sprinkle”), German Low German sprenkeln (“to sprinkle; dapple”), German sprenkeln (“to sprinkle”).
Kelime Ailesi
besprinkle
besprinkled
holy-water sprinkle
intersprinkle
oversprinkle
presprinkle
sprinkler
sprinklingly
sprinkly
unsprinkled
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Tom fıskiyeyi kapattı.
Tom turned off the sprinkler.
22:22 Kanını saçma Lev.
22:22 Not to sprinkle its blood — Lev.
Yağmur çiselemeye başladı.
It began to sprinkle.
Tom tostun üzerine biraz şeker serpti.
Tom sprinkled some sugar on the toast.
Fıskiye hareketini yap şimdi benim için.
Do the "Sprinkler" for me.
Kötü şansları önlemek için tuz serpiyoruz.
We sprinkle salt to ward off bad luck.
Kızarmış ekmeğin üstüne biraz şeker serpti.
He sprinkled some sugar on the toast.
Koçu sen kes. Kanını sunağın her yanına dök.
You shall kill the ram, and you shall take its blood, and sprinkle it around on the altar.
Üzerine pudra şekeri ve vanilya şekeri serpin.
Sprinkle with powdered sugar and vanilla sugar.
Bazen düz pirinç veya onigiri üzerine serpilir.
It is also sometimes sprinkled over plain rice or onigiri.
Ve elinizdeki bu pompa, harika bir fıskiye gibi.
And now, if you have this pump, it's like a great, great sprinkler.
Musa koçu kesti, kanını sunağın her yanına döktü.
He killed it; and Moses sprinkled the blood around on the altar.