scribble
/ˈskɹɪbəl/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"scribble" kelimesinin Türkçesi: karalamak, acele ile ve dikkatsizce yazmak, acele ile yazılmış yazı, anlamsız yazı ve çizgiler.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkaralamak
Genelacele ile ve dikkatsizce yazmak
Genelacele ile yazılmış yazı
Genelanlamsız yazı ve çizgiler.
Tanım
•an aimless drawing
•write carelessly
Diğer Dillerde
Rusçaмара́ть бума́гу, цара́пать, шкря́бать
Arapçaخربشة
Azericecızma-qara
Kazakçaшатпақ
Portekizcegarranchar, garrancho, rabiscar
İsveççekrafsa
Macarcafirkál
İbraniceקִשְׁקֵשׁ, שרבוט, שרבט
Vietnamcaviết cẩu thả, viết nguệch ngoạc
Bulgarcaдра́скам, драскам си, драсканица, дра́щя, пиша небрежно
Katalancafer gargots, gargot, gargotejar, garramanxo
Ermeniceխզբզել
Tamilceகிறுக்கு
Esperantoskribaĉi, skribaĉo
Yidişאָנפּאַטשקען
Faroecekattarklór, krakuklór, krutl, rusl
Etimoloji
From Middle English scribblen, scriblen, scryblen, scribelen, equivalent to scribe + -le (frequentative suffix).
Kelime Ailesi
Örnek Cümleler
Burada karalama yapmayın.
Don't scribble here.
Tom sözleşmeye imzasını attı.
Tom scribbled his signature on the contract.
Tom bazı ayrıntıları karaladı.
Tom scribbled down some details.
Tom not defterine bir şey karaladı.
Tom scribbled something on his notepad.
Tom defterine bir şeyler karalamıştı.
Tom scribbled something in his notebook.
Tüm bu karalama resimleri yapıyordum.
I was making all these scribble pictures.
Bütün duvar boyunca karalamalar vardı.
There were scribbles all along the wall.
OK, şimdi solar sistem şemasına geldik.
OK, now, the scribble of the diagram of the solar system.
Şirket Scribblenauts serisi ile tanınır.[1]
The company is most well known for the Scribblenauts series.[1]
Tom, defterindeki bazı ayrıntıları karaladı.
Tom scribbled down some details in his notebook.
Tom bir parça kağıt üzerine bir şey karaladı.
Tom scribbled something on a piece of paper.
Scribbler üretken bir araç oluşturma denemesi.
So, the Scribbler is an attempt to create a generative tool.