repression
3 hece
C2 seviye
EN → TR
"repression" kelimesinin Türkçesi: bastırma, hapsetme, tutma, baskı, baskı altında tutma. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelbastırma
Genelhapsetme
Geneltutma
Genelbaskı
Genelbaskı altında tutma
Genelüzücü ve bastırılmış anı ve isteklerin bilinçdışına itilmesi.
Tanım
•the act of repressing; control by holding down
Diğer Dillerde
Fransızcarépression
İspanyolcarepresión
İtalyancarepressione
Rusçaподавле́ние, репре́ссия
Arapçaقَمْع, كَبْت
Farsçaسرکوب
Azericecəza, repressiya
Özbekçejazo
Felemenkçeonderdrukking, repressie, verdringing
Portekizcerepressão
Yunancaκαταστολή
Lehçerepresja
Ukraynacaприду́шення, репре́сія
Fincealustus, pidättäminen, repressio, sorto, torjunta, tukahduttaminen
Çekçereprese, útisk
Rumencerepresiune
Macarcaelfojtás, elnyomás
İbraniceהַדחָקָה
Endonezcerepresi
Vietnamcađàn áp
Bulgarcaпоти́скане, репре́сия, спода́вяне
Slovakçarepresia
Etimoloji
Etymology tree Proto-Italic *wre- Latin re-der. Old French re-bor. Middle English re- English re- English press English repress Proto-Indo-European *-tis Proto-Indo-European *-Hō Proto-Indo-European *-tiHō Proto-Italic *-tiō Latin -tiō Latin -ātiōlbor. Old French -ationbor. Middle English -acioun English -ation English -ion English repression From repress + -ion.
Kelime Ailesi
antirepression
autorepression
corepression
crossrepression
derepression
financial repression
hyperrepression
nonrepression
overrepression
repressionary
repressionism
repressionist
transnational repression
transrepression
Örnek Cümleler
Devrimin tohumu baskıdır.
The seed of revolution is repression.
Baskıyla hükmetmek istiyorlardı.
They meant to rule by means of repression.
Baskılar, tutuklamalar ve infazlar
Repression, arrests, and executions
Yine de baasçılara yönelik baskı azalmadı.
Repression against the ba'athists has not been reduced.
Hükümet baskısı ayaklanma ve terörle karşılandı.
Government repression was met by insurrections and terrorism.
Kamplar, Franco rejiminin baskı aracıydı. [1] [2]
The network of camps was an instrument of Franco's repression.[1][2]
Hükümet ayaklanmayı bastırmak için orduyu kullandı.
The government enlisted the military for repression.
Ancak kapitalizm sadece bir askeri baskı aracı değildir.
But capitalism is not just an instrument of military repression.
Herhangi bir Kürt direnişinin şiddetli bir şekilde baskılanması.
The violent repression of any Kurdish resistance.
Halkın büyük kısmı hala gizli polis takibine ve baskı altındaydı.
The general public in the Eastern bloc was still subject to secret police and political repression.
Buna karşılık Kerimov hükümeti ülkedeki baskıyı daha da arttırmıştır.
Repression in the country was intensifying at that time.
Hapishane, Suriye hükûmetinin baskısının kötü şöhretli bir örneğiydi.
The prison was an infamous embodiment of Syrian government repression.