O zarif ve kibardır.
She's elegant and refined.
Düzgün floresan lamba.
That's a fluorescent tube refined."
O, çok klas bir bayan.
She is a very refined lady.
TÜPRAŞ İzmir Rafinerisi.
Refined Hype.
Onun konuşması çok rafine.
His speech is very refined.
Maliyet tahminleri düzeltildi.
Cost estimates have been refined.
Ham petrol bu fabrikada arıtılır.
Crude oil is refined at this plant.
Rafine şeker sağlığınız için kötüdür.
Refined sugar is bad for your health.
Kim böyle görgüsüz bir makale yazmış?
Who wrote such an unrefined article?
Sentetik TaBO4'ün kristal yapısı, Range et al.
Crystal structure of synthetic TaBO4 was refined by Range et al.
Ben sık sık ham ve işlenmiş hakkında düşünürüm.
And I often think of the raw and the refined.
"Saf altını dövmek, zambakları yeniden boyamak,
"To gild refined gold, to paint the lily,