O bir taş ocağında boğuldu.
He drowned in a quarry.
C. supremus maden ocağında (1877)
C. supremus quarry in 1877
On alti yasinda bir maden ocagi iscisi.
A 16-year-old quarry worker.
Şehrin hemen kuzeyinde bir taş ocağı var.
There is a rock quarry just north of town.
Şehrin on mil batısında bir taş ocağı var.
There's a rock quarry ten miles west of town.
Eski taş ocağı şimdi popüler bir yüzme yeridir.
The old quarry is now a popular swimming hole.
Keşif, kireçtaşı ocağı madencileri tarafından yapıldı.
The discovery was made by limestone quarry miners.
Küçük kertenkeleler,kuşlar ve böcekler normal avlardır
Small lizards, birds and insects are the normal quarry
Burada çalışanlar dışında bölgede insan yaşamamaktadır.
There was no population in the area besides people working in the quarry.
Av hayvanı, spor veya yemek için avlanan herhangi bir hayvandır.
Game or quarry is any animal hunted for its meat or for sport.
Kara Kale çekimleri Magheramorne'da kurulan büyük sette yapıldı.
The set for Castle Black was built at Magheramorne quarry.
Buradaki işçiler, Galler'deki Dinorwic Taş Ocağı'nda çalışırlarken.
These quarrymen are working at the Dinorwic Quarry, Wales, about 1910.