Ana içeriğe geç
Sözlük
/
pivotal

pivotal

/ˈpɪvətəl/3 hece
C2 seviye
EN → TR

Tanım

•being of crucial importance

Diğer Dillerde

AlmancaAngel-, ausschlaggebend, Dreh-, entscheidend, Kardinal-, Schlüssel-
İspanyolcacrucial, pivotal
İsveççeavgörande, huvudsaklig, nyckel-, pivå-, väsentlig
Lehçekluczowy, rdzeniowy, sworzniowy, trzpieniowy
Bulgarcaопорен, основен, осов, централен
Makedoncaгла́вен, клу́чен, о́сновен, сто́жерен

Etimoloji

Etymology tree English pivot Proto-Indo-European *h₂el-der.? Proto-Italic *-ālis Latin -ālisbor. Old French -albor. ▲ Latin -ālis Old French -elbor. ▲ Latin -ālisbor. Middle English -al English -al English pivotal From pivot + -al.

Kelime Ailesi

nonpivotal
pivotal quantity
pivotality
pivotally
pivotalness

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Önemli işleri
Pivotal works
Kürt sorununda dönüm noktası
Kurdish issue reaches pivotal point
Yani, Naomi bunda kilit konumdaydı.
So, Naomi was pivotal in that.
Tanguy’in yüzü resmin kilit noktasıdır.
Tanguy's visage is a pivotal feature of the painting.
O önemli, neredeyse kilit rol oynamaktadır.
He plays an important, almost pivotal, role.
Konuşma Romanya Devrimi'nde önemli bir rol oynadı.
It was a pivotal moment in the Romanian Revolution.
Öğle yemeğinde Lincoln'ün davası hakkında konuştular.
It was a pivotal trial in Lincoln's career.
Glover: seçimler Arnavutluk'un geleceği için çok önemli
Glover: vote "pivotal" for Albania's future
Burası Amerikan tarihinin önemli anlarının geçtiği bir alandır.
It's a place where pivotal moments in American history have taken place.
Tramvaylar 20. yüzyılda şehrin gelişmesinde büyük rol oynadılar.
The trams played a pivotal role in the growth of the city in the 20th century.
Şehir, Meksika Bağımsızlık Savaşı'nda önemli bir rol oynamıştır.
The city was to play a pivotal role in the Ecuadorian War of Independence.
Matthieu hakkında okumam hayatımın en önemli anlarından biriydi.
Reading about Matthieu was one of the pivotal moments of my life.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod