Şanssız dodo ile başla."
Begin with the hapless dodo."
O ne kötü bir varış yeridir!
Their ultimate abode is hell, a hapless journey's end.
Ne kötü bir dönüş yeridir orası!
Their ultimate abode is hell, a hapless journey's end.
Varacakları yer de cehennemdir. O ne kötü yataktır!
These! for them shall be an evil reckoning; and their resort is Hell, a hapless bed!
Ne kötü bir dönüş yeridir orası! {KM, Mezmurlar 45,4-5}
And their resort is Hell--a hapless destination.
Varacakları yer de cehennemdir. Orası da ne fena yataktır.
These! for them shall be an evil reckoning; and their resort is Hell, a hapless bed!
Kabil'deki merkezi hükümet ne yazık ki bunları denetleyecek güce sahip değil.
The hapless central government in Kabul is too weak to oversee them.
Dumanlı Shanks ve sarı chapless kafatasları, ölü erkek sarsmayı kemikleri ile oldukça O'er-cover'd;
O'er-cover'd quite with dead men's rattling bones, With reeky shanks and yellow chapless skulls;