fright

/fɹʌit/1 hece
C1 seviye
EN → TR
"fright" kelimesinin Türkçesi: dehşet, korku, korku, fena giyinmiş olmak., korkunç kimse. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldehşet
Genelkorku
Genelkorku
Genelfena giyinmiş olmak.
Genelkorkunç kimse
Genelkorkutucu şey
Genel(k.dili) çirkin şey. Iook a fright gülünç olmak

Görsel

Mağaranın Derinliklerindeki Antik Dehşet: Kırmızı Gözlü YaratıkKasvetli Gece Gökyüzünde Yıldırımlarla Aydınlanan Dehşet Verici FırtınaGecenin Zifiri Karanlığında Yıldırımlar Parlayan Dehşet Verici Fırtına BulutuKaranlık Gökyüzünde Parıldayan Dehşet: Yıldırımın Eşsiz ve Güçlü Anı

Tanım

•an emotion experienced in anticipation of some specific pain or danger (usually accompanied by a desire to flee or fight)
•cause fear in

Diğer Dillerde

Fransızcaeffroi, épouvante
İspanyolcasusto
Rusçaиспу́г, пу́гало, страх, страши́лище
Arapçaخَوْف, ذُعْر, رُعْب
Kazakçaзәре
Portekizceespanto
Yunancaτρομάρα
Japonca怖じけ
Korece놀람
Lehçeprzestrach
Ukraynacaляк, переля́к
Fincekauhu, pelko
Rumencespaimă
İbraniceבֶּהָלָה
Bulgarcaстрашилище, уплаха
Galceabwth
İrlandacascanradh, scéin
Malaycaketakutan
Esperantotimego
Belarusçaпераля́к, спало́х

Etimoloji

Probably short for affright, from Middle English afright, from Old English āfyrht, past participle of āfyrhtan (“to make afraid; terrify”).

Kelime Ailesi

affrighten
frightable
frightfest
frightful
frightless
frightly
frightmare
frightment
frightsome
frighty
horsefright
speechfright

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Tom korkmuş.
Tom's frightened.
Çok korktum.
I'm so frightened.
Şimdi korkma.
Now don't be frightened.
Tom korkacak.
Tom is going to be frightened.
Bu korkunç! "
This is frightful!"
Cryptic Rock.
Outcasts. Formidable foe..." Fright-Rags.
Tom korkmuştu.
Tom was frightened.
Neden korktun?
Why were you frightened?
Ben ürkmüştüm.
I was frightened.
Biz ürkmüştük.
We were frightened.
Korkuyor musun?
It's frightening?
Hava korkunçtu.
The weather was frightful.