facet
/ˈfæsɪt/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"facet" kelimesinin Türkçesi: faseta, kıymetli taşın yüzeyi, yon: (zool.) bileşik gözü teşkil eden ufak gözlerden her biri.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelfaseta
Genelkıymetli taşın yüzeyi
Genelyon: (zool.) bileşik gözü teşkil eden ufak gözlerden her biri.
Tanım
•a smooth surface (as of a bone or cut gemstone)
Diğer Dillerde
AlmancaFacette
Fransızcafacette, facetter, ommatidie, volet
İspanyolcaomatidio
İtalyancaaspetto, faccetta, facetta, sfaccettare, sfaccettatura, sfaccettature
Arapçaجَانِب, سَطْح
Azericeyonmaq
Felemenkçefase
Japoncaファセット, 小面, 様相
Korece양상
Lehçefaseta, fasetka
Çekçefaceta, fazeta
Endonezcefaset
Bulgarcaстена́, страна́, фасе́та, шлифовам
Galiçyacaface
İzlandacafægiflötur, flötur, smáauga
Tagalogcatapyas
Gujaratçaઅવકાશ, અવકાશો, પહેલા, પહેલુ, પાસાં, પાસું
Marathiceअवयव, दृष्टि कोशिका, पैलू
Kelime Ailesi
articular facet
facet name
facet syndrome
facetal
facetectomy
faceter
facetlike
geofacet
microfacet
multifacet
multifaceted
subfacet
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Dalga geçiyordum!
I was being facetious!
Tom alaycı oluyor.
Tom is being facetious.
Sınırları belirgindir.
Faceting Limits.
Sen alaycı davranıyorsun.
You're being facetious.
Ben alaycı davranıyordum.
I was being facetious.
Tom yerli yersiz espri yapıyor.
Tom is being facetious.
Babam şakayla karışık şöyle der;
My dad facetiously says,
"Mysterier" (Gizemler) yayınlandı.
Some facets of the truth are revealed.
Merhametin çeşitli yönleri vardır.
And there are various facets.
Askeri tarihin birkaç yönü vardır.
Military history has a number of facets.
Bronx'da kesme camlardan oluşan bir çalışma.
Here it's faceted glass in the Bronx.
Tastevinler parlak yönlü iç yüzeyle tasarlanır.
Tastevins are designed with a shiny faceted inner surface.