erratic
/ɪˈɹætɪk/3 hece
C1 seviye
EN → TR
"erratic" kelimesinin Türkçesi: kararsız, sebatsız, düzensiz, intizamsız, seyyar. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkararsız
Genelsebatsız
Geneldüzensiz
Genelintizamsız
Genelseyyar
Genel(jeol.) buzul veya akıntı gibi şeyler dolayısıyla asıl yerinden başka yere naklolunan taşa veya çakıl taşına ait. erratically sebatsızca
Geneldüzensiz olarak.
Tanım
•likely to perform unpredictably
Diğer Dillerde
Fransızcaerratique
İspanyolcabloque errático, errático, inconstante, irregular, trastornado
Felemenkçeonregelmatig
Portekizcebloco errático
Yunancaαλλοπρόσαλλος
İsveççeflyttblock
Ukraynacaдивни́й, непослідо́вний, нестійки́й, чудерна́цький
Macarcabizarr, bogaras, egyenetlen, fura, kiszámíthatatlan, megbízhatatlan
Latinceerraticus
Dancaslingrende, tilfældig, uberegnelig, vandre-
Norveççeflyttblokk
Bulgarcaизменчив, непостоянен
Katalancaerràtic
Ermeniceանկայուն, անկանոն, անհաստատ
Etimoloji
From Middle English erratik, erratyk, from Latin errāticus; compare Old French erratique.
Kelime Ailesi
erratical
erratically
erraticism
erraticity
erraticness
glacial erratic
inerratic
knight-erratic
nonerratic
unerratic
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Tom dengesce davranmaya başladı.
Tom began to behave erratically.
Calystegia sepium subsp. erratica .
Calystegia sepium subsp. erratica.
Hisse senedi fiyatları bu son ay dengesizdi.
Share prices have been erratic this last month.
Bu kadro 20 günlük bir Anadolu turnesine çıktı.
Rita traversed the basin along an erratic path for 22 days.
Düzensiz malzemelerin etkisini azaltmak zorundaydık.
We had to lessen the impact of the erratic supplies.
Mary Tom'un düzensiz davranışı tarafından rahatsız oldu.
Mary was troubled by Tom's erratic behavior.
Yaş 40'ı geçtiğinde, bıçak fırlatma düzensiz bir hal alıyor.
Past the age of 40, knife-throwing becomes erratic.
Fadıl'ın davranışı daha kontrollü ve dengesiz hale geliyordu.
Fadil's behavior was becoming more controlling and erratic.
Eğitimli bir aileden gelmesine rağmen okul eğitimi düzensizdi.
Although he came from an educated home, his school education was erratic.
Dan en genç halası Linda'yla sapkın bir cinsel ilişkiye başladı.
Dan began an erratic sexual relationship with his youngest aunt, Linda.
Sami'nin, Leyla'nın düzensiz davranışları nedeniyle kafası karışmıştı.
Sami was confused by Layla's erratic behavior.
Erratikler, buz hareketinden kaynaklanan buzul buz erozyonuyla oluşur.
Erratics are formed by glacial ice erosion resulting from the movement of ice.
İlgili Sorular
İlişkimizde kararsız hissediyorum, nasıl davranmalıyım?
Kararsız kalmaktan kurtulmanın etkili yöntemi nedir?
CMA ve LPN yolları arasında kararsız kaldım, hangi okula gitmeliyim?
Eski sevgilimin yanına başka kızlar gittiğini gördükçe kararsız kalıyorum, ne yapmalıyım?
Kararsız kaldığım bir ahlaki mesele var, karar vermemde destek olur musunuz?